YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30487
KARAR NO : 2021/3303
KARAR TARİHİ : 08.02.2021
KARAR
Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli … hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2020 tarihli ve 2019/445 esas, 2020/25 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, avukat olan şüpheli …’ın alacaklı vekili sıfatıyla, borçlu müşteki hakkında Çorlu 1. İcra Müdürlüğünün 2016/5533 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibi sırasında, 26/09/2016 tarihinde şikâyetçi ile telefonla görüştüğü esnada müştekiye hitaben “…senin karın o.. yapsa ben bunu yakalayıp sana söylesem doğru olur mu, terbiyesizlik yapma kapat telefonu” şeklinde sözler söylediği iddiası ile başlatılan soruşturma sonucunda toplanan mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
I-Olay:
Şüpheli hakkında hakaret iddiası ile yapılan şikayet sonucunda yasal aşamalardan sonra Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesince son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, bu karar nedeniyle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II-Hukuksal Değerlendirme:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58/1. maddesinde; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.” Aynı Kanun’un 59. maddesinde ise; “58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.
Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir…. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır…” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu, avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı yapılacak soruşturmalarda genel usulden farklı olarak özel düzenlemeler getirmiştir. Buna göre; kovuşturma izni üzerine düzenlenen iddianameyi inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi, dosyadaki delilleri değerlendirerek son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verecektir. Bu düzenleme isnat edilen suçla ilgili yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte delil bulunup bulunmadığının belirlenmesi hususunda mahkemenin takdir yetkisinin olduğunu göstermektedir. Elbetteki bu takdir yetkisi keyfiyetten ari olup dosya içeriğindeki bilgi belge ve sair delillerin takdiri sonucunda ulaşılacak bir durumdur.
Dairemizce de benimsenen, Ceza Genel Kurulunun, 14/10/2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Dosyaya yansıyan olayda, şüpheli avukatın bir icra dosyası kapsamında müvekkilinin borçlusu olan müşteki tarafından olay günü arandığı, bu telefon görüşmesi kapsamında, şüphelinin müştekiye hitaben, iki tanık tarafından doğrulanan şekliyle, “…senin karın o.. yapsa ben bunu yakalayıp sana söylesem doğru olur mu, terbiyesizlik yapma kapat telefonu.” dediğinin iddia olunması karşısında; mevcut delillerin şüpheli hakkında son soruşturmanın açılması kararı verilebilecek nitelikte ve yeterlilikte olduğu anlaşılmakla, Mahkeme tarafından şüpheli hakkında son soruşturmanın açılması kararı yerine açılmamasına karar verilmesi hukuka aykırı görüldüğünden, kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2020 tarihli ve 2019/445 esas, 2020/25 karar sayılı hükmünün, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 08/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.