Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/30808 E. 2023/12615 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30808
KARAR NO : 2023/12615
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında,
A. Tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
B. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, üzerine atılı suçları işlemediğini belirterek, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca hükümlerin bozulmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile şikâyetçinin evli oldukları, olay günü çıkan tartışmada sanığın şikâyetçiye “Bu kanalı değiştir, sen g…, p.. oğlu p…, sen yanımdan git, ne yaparsan yap, yeter ki benden isteme, git o.. yap, yeter ki benden birşey isteme, senin Allah’ını sinkaf ederim, seni burada öldürürüm, konuşma lan, bak gerçekten seni burada öldürürüm, kalk s… ol git, seni öldürürüm.” şeklinde tehdit ve hakaretlerde bulunduğunun iddia edildiği olayda;
1. Sanığın hakaret ettiğini ancak tehdit etmediğini beyan ederek kısmi ikrarda bulunduğu,
2.Şikâyetçinin soruşturma aşamasında dinlendiği, kovuşturma aşamasında kendisine ulaşılamadığından dinlenilmesinden vazgeçildiği,
3. Soruşturma aşamasında dinlenen tanık …’nin iddiayı doğruladığı,
4. Tanık … soruşturma aşamasında sanığın hem tehdit hem de hakaret ettiğini, kovuşturma aşamasında ise sadece hakaret ettiğini, çelişki üzerine sorulması üzerine tehdit ettiğine dair anlatımda bulunmadığını beyan ettiği,
5. Şikâyetçinin hükümden sonra 10.05.2016 havale tarihli dilekçeyle şikayetinden vazgeçtiği, sanığın 19.11.2015 tarihli duruşmada “Şikayetten vazgeçme haline şikayetten vazgeçmeyi kabul ediyorum.” şeklinde beyanda bulunduğu,
Tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Sübut yönünden
Sanığın kısmi ikrar içeren savunması, şikayetçinin, tanıklar …, …’nin soruşturma aşamasındaki birbiriyle uyumlu beyanları karşısında; Yerel Mahkemenin, delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Lehe talepler yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde; “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması.” hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tatbiki yönünden aranan kanunî bir koşuldur. Sanığın adli sicil kaydında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil eden kasıtlı suçtan sabıkasının bulunması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde hukuka aykırılık bulumamıştır.
B. Sair Yönlerden
1. Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden; sanığın üzerine atılın hakaret suçunun takibinin şikayete bağlı olması, şikayetçinin hükümden sonra verdiği 10.05.2016 havale tarihli dilekçeyle sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi ve sanığın 19.11.2015 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçmeyi kabul etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, aşağıda belirtilen bozma sebepleri dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
a. 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “basit yargılama usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
c. Hükmolunan kısa süreli hapis cezası, adli para cezasına çevrilirken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin gösterilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-1) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.