YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30829
KARAR NO : 2023/3805
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 10 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, Mahkemenin kararının olaya, oluşa, usul ve yasalara aykırı olduğuna, kumpas kurulduğuna, tehdit etmediğine dair şahitleri olduğuna, yeterli araştırma yapılmadan mahkumiyetine karar verildiğine, somut gerekçe olmadan lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, vesaire, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Müştekinin olay tarihinde … İlçe Jandarma Karakol Komutanlığında er olarak görevli olduğu, hakkında ayrı soruşturma yürütülen …’nin … isimli şahsın kendisini tehdit ettiği ihbarı üzerine nöbetçi olan Astsubay tanık … ve er … ile birlikte …’nin oturduğu … Köyü’ne araçla gittikleri, …’nin pompalı tüfeği sırtına takmış halde motosiklete binmiş vaziyette gördükleri, tanık …’nın …’ye tüfeğin ruhsatının olup olmadığını sorduğu, …’nin Doğa Koruma ve Milli Parklarda memur olduğunu ve tüfeğin evraklarının tam olduğunu söylediği, …’nin evini tarif ettiği, devriye olarak …’nin evine gittikleri, mahalle muhtarı …’nin de geldiği, tanık …’nın …’ye neden tehdit ettiğini sorduğu, …’nin de kimseyi tehdit etmediğini, asıl …”nin üzerinde taşıdığı ruhsatsız tüfekle kendisini tehdit ettiğini söylemesi üzerine tanık …’nın …’ye tüfeğin ruhsatını ve kurum kimliğini ibraz etmesini söylediği, …’nin tanık …’ya “Sen kimsin tüfeğin ruhsatını soruyorsun seni ilgilendirmez jandarma değil ne olursan ol tüfeğin evrakları evde git arama kararı getir göstereyim” dediği, müştekinin kontrol etmek zorunda olduğunu söylediği, …’nin “Benim savcı tanıdığım var göreceksin jandarma Genel Komutanlığını ve İl Jandarma Komutanını arıyorum soluğu nerede alacaksın. ” dediği, tanık …’nın …’yi zorluk çıkarmaması yönünde uyardığı, daha sonra müşteki ve mahalle muhtarı …’nin …’yi de alarak çıkıp dışarıda bekledikleri, akabinde …’nin annesi, kız kardeşi ve erkek kardeşi olan sanığın da dışarıya çıktıkları, …’nin “Tüfeği de belgeleri de vermiyorum sıkıysa gelin alın.” dediği, annesi ve kardeşlerinin de “Kimsiniz siz arayamazsınız burayı biz kanun biliyoruz sizi Savcılığa şikayet edeceğim.” dediği, …’nin tanık …’ya “Beni zorla götürecek olursan seni burada alnının çatısından vururum.” dediği, sanığın da müştekiye “Ben de seni vururum lan.” dediği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanık her aşamada üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yapmıştır.
3.Müşteki ile tanık …’nın birbirleri ile uyumlu anlatımlarda bulundukları anlaşılmıştır.
4.09.01.2015 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5.Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme ile Hüküm Kurulduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Müşteki ve tanık …’nın birbirleri ile uyumlu anlatımları, 09.01.2015 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı kapsamı karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Lehe Hükümler Yönünden
Sanık hakkında uygulanması talep edilen lehe hükümlerin, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği erteleme ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
1.Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir…” şeklindeki düzenleme ve sanık hakkında hükmolunan netice cezanın hapis cezasından çevrilmiş adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; “…Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez…” hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tatbiki yönünden aranan kanunî bir koşuldur. O hâlde, somut olayda sanığın adli sicil kaydında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın denetim süresi içinde sanığın yargılamaya konu suçu işlediği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.