Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/30955 E. 2023/3807 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30955
KARAR NO : 2023/3807
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Tebliğnamede hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, tanık …’nın anlatımları nazara alındığında sanığın 09.10.2015 tarihinde müştekiye huzurda ve alenen hakaret ettiği sabit olduğu halde mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Eşi ile aralarında sorunlar olan sanığın bu sorunların temeli olarak müştekiyi gördüğü ve 09/10/2015 günü saat:13:30 sularında … Mahallesinde görmüş olduğu şikâyetçi “… tescilli … o…pusudur.” şeklinde hakaret ettiği, iddiası ile kamu davasının açıldığı belirlenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın savunmaları, olayın oluş özellikleri ve şikâyetçinin sanığın kuzeninin çocuğu olması birlikte değerlendirildiğinde hayatın olağan akışı içerisinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği, tanık …’nın beyanlarının tek başına cezalandırma için yeterli olamayacağı ve şüpheden sanığın yararlanması gerektiği kanaati ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2.Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3.Şikâyetçi ve tanık …’nın, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçi ve tanık …’nın her aşamadaki oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiri ile uyumlu beyanları karşısında, sanığın üzerine atılı şikâyetçiye yönelik 09.10.2015 tarihli hakaret suçunun sübuta erdiği gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine yeterli olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.