YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31059
KARAR NO : 2023/543
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2014 tarih 2014/983 E., 2014/451 sayılı iddianamesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 267 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçundan kamu davası açılmıştır. Yerel Mahkemece sanığın eyleminin hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilerek ve değişen suç vasfına göre 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ek savunma hakkı da verilmek suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Tebliğname’de hakaret suçundan kurulan hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiş.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında yerinde olmayan, yetersiz gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, … Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile … İnfaz Hakimliği’ne verdiği dilekçesinde İnfaz Hakimi olan katılanın “Suç örgütü liderliği yapan kişi ve kişilerin illegal faaliyetlerini görmezden gelerek yardım ve yataklık ettiği, ayrıca rüşvet paravanında da yer aldığını.” belirtmek suretiyle hakaret ettiğinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
(C) bendinde açıklanan gerekçe çerçevesinde Tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A. Suçun Sübutu Yönünden
Dosya içerisinde mevcut 02.01.2014 tarihli dilekçenin kendisi tarafından yazıldığını kabul eden sanığın, üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Temel Cezanın Belirlenmesine ve Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine Dair Temyiz Yönünden
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle temel cezanın belirlenmesinde ve aynı Kanun’un 62 inci maddesi uyarınca takdiri indirim, 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
C. Sair Yönlerden
1.Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanan ilam nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesi gereğince sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “Hükme bağlanmış.” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “Basit yargılama usulü.” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.