YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31070
KARAR NO : 2023/16632
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama, mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2016 tarihli ve 2015/571 Esas, 2015/661 Karar sayılı kararıyla,
A. Sanık … Hakkında,
Kasten Yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, hükmedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında,
1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezasıyla (2 kez) cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
3. Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
4. Kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 2 ay 17 gün denetim süresi belirlenmesine,
5. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede, tüm hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’un temyiz isteğinin, aleyhine verilen mahkûmiyet kararının usûl ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık … müdafisinin temyiz isteğinin, sanığın atılı suçları işlemediğine, sanık … ile arasında husumet bulunmasının dikkate alınmadığına, eksik inceleme yapıldığına, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, ek savunma verilmediğine, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçelerinin belirtilmediğine, vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Aralarında önceye dayalı husumet bulunduğu anlaşılan katılan sanık …’nun, katılan sanık …’a “Artistlik mi yapıyorsun, biz …lıyız, size göstereceğim, bakın size neler yapacağım.” demek suretiyle ölümle tehdit ettiği, elinde bulunan sopa ile apartman boşluğundaki demirlere vurarak lambaları kırmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği, sesleri duyup apartman boşluğuna çıkan katılan …’ya “Çıkın lan şerefsizler hepinizi öldüreceğim.” diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu, ihbar üzerine olay yerine gelen ve hakkında şikâyet olması nedeniyle işlem yapılmak üzere kendisini karakola götürmek isteyen polis memurlarına “Orospu çocukları, pezevenk şerefsiz.” demek suretiyle hakaret, bir polis memurunun boğazına sarılıp, gömleğini tutup çekiştirmek suretiyle de görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği; katılan sanık …’un ise olayların başlangıcında katılan sanık …’yu darp etmek suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık …’nun savunmasında, hakaret ve tehdit suçlamasını inkar ettiği, görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçları yönünden ise tevilli ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık …, atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. 11.07.2015 tarihli olay ve yakalama tutanakları ile aynı tarihli görgü ve tespit tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
5. Polis memuru olan katılanlar … ve … ile katılan …’nün anlatımlarının benzer ve olay tutanağı içeriğini doğrular nitelikte oldukları görülmüştür.
6. Sanık …’ya ait adli muayene raporunda, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
7. Sanıklara ait adli sicil kayıtları ve güncel nüfus kayıt örnekleri dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay ve olgular kısmında belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamıyla, atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayarak, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama, Sanık … Hakkında Kamu Görevlisine Karşı Görevi Nedeniyle Hakaret, Katılan …’a Karşı Tehdit ve Mala Zarar Verme ile Katılan …’ye Karşı Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık …’nun, katılan …’ye karşı suç tarihinde uzlaştırma kapsamında olan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçunun, bu kapsamda olmayan aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile birlikte işlenmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alındığında, hakaret suçu yönünden soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması, sanığın, katılan …’a karşı 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit ile aynı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçlarının, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ncı maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesine “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması da gözetildiğinde, sanığın, katılan …’a karşı tehdit ve mala zarar verme ile katılan …’ye karşı tehdit ve hakaret suçları yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de dikkate alınarak, uzlaştırma işlemleri uygulanıp sonucuna göre hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Birinci bozma sebebinde belirtilen hükümler yönünden uzlaştırmanın sağlanamaması halinde ve sanık …’nun kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle hakaret ile sanık …’un kasten yaralama suçlarına ilişkin;
a. Sanığın kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle hakaret ve katılan …’ye karşı hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle, birden fazla katılana karşı gerçekleştirdiğinin ve bu eylemlerin bir bütün halinde zincirleme suç hükümleri kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca cezaya hükmolunmasından sonra aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanırken, artırım oranının, mağdur sayısı da dikkate alınıp belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, ayrı ayrı iki kez mahkumiyetine karar verilmesi,
b. Sanık …’nun, katılan sanık …’a söylediği kabul edilen “Artistlik mi yapıyorsun, biz …lıyız, size göstereceğim, bakın size neler yapacağım.” şeklindeki ifadenin, 5237 sayılı Kanun’un 106 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu düşünülmeden, suç vasfında yanılgıyla aynı Kanun madde ve fıkranın birinci cümlesi uyarınca hüküm kurulması,
c. Sanıkların birbirlerine yönelik eylemlerine ilişkin, taraflar arasındaki tartışmanın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, eylemlerin öncelik sonralık ilişkisi de dikkate alınıp, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği hususu da dikkate alınıp, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
d. Sanık …’nun katılanlar … ve …’a karşı tehdit eylemlerine ilişkin ayrı ayrı hüküm kurularak, bu cezaların ayrı ayrı ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle karışıklığa neden olunması,
e. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olay kapsamında, sanık … ile aynı katta oturan katılan …’nün polis memurlarıyla konuştuğu sırada sanığın ikamet kapısının önüne çıkarak katılan …’ye karşı merdiven boşluğunda gerçekleştirdiği hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile anılan Kanun madde ve fıkrası uyarınca sanığın cezasında artırım yapılması,
f. Mala zarar verme suçu yönünden, sanığın, 11.11.2015 tarihli savunmasında zararı giderdiğine ilişkin beyanda bulunması karşısında; atılı suça ilişkin oluşan zararın mahkemece tespiti sağlanıp, sanığın zararı giderip gidermediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının olup olmadığının tartışılmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama, Sanık … Hakkında Kamu Görevlisine Karşı Görevi Nedeniyle Hakaret, Katılan …’a karşı Tehdit ve Mala Zarar Verme ile Katılan …’ye karşı Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanık … müdafiinin ve sanık …’un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.