YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31117
KARAR NO : 2023/986
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, adli para cezasının 20 taksitte ve eşit miktarda ödenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyizinin, sanıkların üzerine atılı suçları işlemedikleri, beraatlerine karar verilmesi gerektiği halde verilen cezaların usul ve Yasa’ya aykırı oldukları, sadece müşteki beyanına dayanılarak karar verildiği, sanıklara atılı suç yönünden delil bulunmadığı, şikayetçinin hastane raporuna göre çarpmadan kaynaklı yaralanmanın bulunmadığı gibi iz dahi olmadığı, gerekçede belirtilen “yargılama sürecindeki olumsuz tutum ve davranışları” ibaresinin gerçeği yansıtmadığı, sadece şikayetçi beyanına dayanılan Mahkeme gerekçesinin, gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğinde olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde, katılanın Kadın Doğum ve Çocuk hastanesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, sanıkların araçlarını hastanenin bahçesine sokmak istedikleri, katılanın ise sanıklara araçlarını hastane bahçesine sokamayacaklarını ve park edemeyeceklerini açıkladığı, katılanın bu açıklamasına rağmen sanıkların ısrarla araçlarını hastane bahçesine sokarak park etmeye çalıştıkları, katılanın, sanıkların bu davranışını engellemeye çalışması üzerine, sanık …’nın katılana “sen erkek olsan ağzını burnunu kırardım dua et bayansın kendinizi ne sanıyorsunuz…” şeklinde tehdit içeren sözler söylediği, aracı kullanan diğer sanık …’in de katılanın ikazına rağmen aracını ısrarla hastane bahçesine sürdüğü ve önünde dikilen müştekiye aracın tamponu ile müştekinin dizlerine çarptığı, sanıkların bu şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunu işledikleri kabul olunarak, sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulmuştur
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Müdafii Tarafından İleri Sürülen Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile dinlenen tanık …’nın beyanlarının katılanın anlatımlarıyla kısmen uyumlu olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların üzerlerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işledikleri sabit görülmekle, hakkında mahkûmiyet kararları verilmesine yönelik Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Hususlar Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun’nun 10 uncu maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11 inci maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, anılan Kanun’un 23 üncü maddesine göre özel güvenlik görevlisi müştekilerin kendilerine karşı işlenen suç nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmeleri için yukarıda açıklanan koşulları taşımaları gerektiği anlaşıldığından, özel güvenlik görevlisi müştekinin bu koşulları taşıyıp taşımadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Adli sicil kaydı ve duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir halleri bulunmayan, kişilik özellikleri gerekçe gösterilerek hapis cezaları 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince adli para cezasına çevrilen ve “sanıkların yargılamadaki iyi halleri dikkate alınarak” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiri indirim uygulanan sanıklar hakkında, seçenek yaptırıma çevirme ve takdiri indirim uygulama gerekçesiyle çelişki oluşturan, yasal ve yeterli olmayan “suçtan sonraki davranışlarına göre sonrasında suç işlemekten çekineceği hakkında Mahkememizde lehine kanaat oluşmadığı” şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.