YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31149
KARAR NO : 2023/13390
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2012 tarihli ve 2011/346 Esas, 2012/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 06.04.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2015/343 Esas, 2015/655 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; mahkumiyet kararının hakkaniyete uygun olmadığına, usul ve yasaya uygun olmadığına, haksız yere ceza verildiğini düşündüğüne, suçun unsurlarının oluşmadığına, soyut iddiayla sonuca gidildiğine, her aşamada samimi beyanda bulunduğuna, mahalli mahkeme tarafından samimi beyanlarına itibar edilemediğine, alkollü olduğundan yaptıklarının farkında olmadığına, olayın görevli memurun tahriki ile meydana geldiğine, mahkemenin delilleri yeteri kadar toplamadığına, toplanan delillerin de hatalı değerlendirildiğine, çok ceza verildiğine yasal takdiri indirimlerin uygulanmadığına, vesaire, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …, temyiz dışı sanık … ve tanık …’nin mahalle arasında bulunan parkta saat 23:00 sularında alkol alıp cümbüş çalarak çevreyi rahatsız ettikleri, ihbar üzerine polis memuru olan müştekinin olay yerine gittiği, temyiz dışı sanık …’ın müştekiye hakaret etmesi üzerine hakkında işlem yapılmak üzere ekip aracına bindirilmesi nedeniyle sanığın müştekiye hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı ve tanıklar …, …’nin her aşamadaki beyanlarının sanığın savunması ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
3.Tanık …’nun kovuşturma aşamasında alınan beyanında sanık …’nin eylemlerinin ne olduğunu tam hatırlamadığına, temyiz dışı sanık …’ın hareketlerine yoğunlaştığı için sanık …’nin ne yaptığını tam göremediğine ve soruşturma aşamasındaki 14.06.2011 tarihli beyanında temyiz dışı sanık …’ın arkadaşları olan diğer şahısların hiç bir olaya karışmadığına yönelik anlatımlarda bulunduğu belirlenmiştir.
4.Müştekinin kovuşturma aşamasında sadece sanığın kendisine hakaret ettiğine dair anlatımda bulunduğu, soruşturma aşamasında alınan beyanında ise sanığın herhangi bir hakaret eyleminden bahsetmediği tespit edilmiştir.
5.Tanık …’nin kovuşturma aşamasında ve soruşturma aşamasında savcı huzurunda alınan beyanlarında olay yerine gittiğinde olayın bitmiş olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
6.Dosya içerisindeki 14.06.2011 tarihli olay tutanağında park dışına uzaklaştırılan sanığın cami önünde küfür ederek çevreyi rahatsız ettiğinin görülmesi üzerine idari işlem yapılmak üzere ekip otosuna alındığı ve başkaca bir eyleminden bahsedilmediği anlaşılmıştır.
7.Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, sanığın savunmasını doğrulayan tanıklar …, …’nin her aşamadaki istikrarlı beyanları, Olay ve Olgular başlığının (3) numaralı paragrafında yer verilen tanık …’nun beyanlarıyla (6) numaralı paragrafında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı içeriği karşısında, sanığın şikâyetçiye yönelik hakaret suçunu işlediğine dair şüpheden uzak, kesin ve somut delillerin nelerden ibaret olduğu 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına dayanak alınan ilama konu mahkumiyet hükmünün 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçuna ilişkin olması ve bu suçun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile…” ibaresinin madde metninden çıkarılması dolayısıyla uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.