YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31160
KARAR NO : 2023/16396
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, cinsel taciz
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2014/868 Esas, 2015/759 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına,
2. Cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz isteğinin, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, bir dönem birliktelik yaşadığı katılana, ayrıldıktan sonra gönderdiği mesajda “fahişe” diyerek hakaret suçunu, “Aşkım, aramızda protokol imzalayalım…” ve arayarak “Seni seviyorum, sensiz yapamam.” demek süretiyle de cinsel taciz suçunu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın savunmasında, davaya konu mesajları gönderdiğini, psikolojik tedavi gördüğünü, intihar girişimi olduğunu, hakkında lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini belirtmiştir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Tanık …, mesajlardan haberdar olmadığını belirtmiş, tanık … ise “Tarafların sms kayıtlarını gördüm. … bana göstermişti. … bu yuvayı yıkacaktı, bizzat ben araya girdim, eşiyle de konuştum, okuduğunuz iddinamaye konu mesajları ancak hatırlamıyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. 22.11.2014 tarihli telefon mesaj döküm tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanık hakkında düzenlenmiş olan 06.05.2015 tarihli, … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği Psikiyatri Kliniği raporunda “Şahsın yapılan ruhsal durum değerlendirmesi sonucunda mevcut haliyle 5237 sayılı Kanun’un 32. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olmadığı tıbbi kanaatine varıldı.” ifadesine yer verilmiştir.
7. Dosyada mevcut 12.08.2014 tarihli … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anamnez Bilgileri belgesinde, intihar girişimi olduğu ve sanığın bipolar açısından takip edileceği belirtilmiştir.
8. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanığın, aynı katılana karşı, … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2015 tarihli iddianamesiyle, suç tarihi “15.12.2014 ve öncesi” olan hakaret suçundan açılan davaya ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/434 Esas, 2016/36 Karar sayılı dosyası kapsamında sanığın mahkûmiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bahse konu dava dosyası Mahkemesinden getirtilerek anılan dosyadaki hakaret olarak kabul edilen eylemle, temyiz incelemesine konu hakaret eyleminin aynı olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve sonucuna göre, hakaret suçu yönünden mükerrer dava açılıp açılmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği Psikiyatri Kliniği’nin 06.05.2015 tarihli raporunda sanığın mevcut haliyle 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olmadığı belirtilmiş ise de, anılan tıbbi kanaatin suç tarihi esas alınarak yapılmadığı gibi sanığa yükletilen “hakaret” ve “cinsel taciz” suçlarını da kapsamadığının anlaşılması, sanığın savunmasında psikolojik tedavi gördüğünü, intihar girişimde bulunduğunu belirtmesi ile olay ve olgular kısmında belirtilen 12.08.2014 tarihli belge içeriği karşısında, suç tarihi olan 07.11.2014 tarih itibarıyla sanığa atılı “hakaret” ve “cinsel taciz” suçları bakımından ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 32 inci maddesi uyarınca
“Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda, yöntemince sağlık raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Cinsel taciz suçunun, elektronik haberleşme aracı vasıtasıyla gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
4. Lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden sanığın savunmasında, katılanın kendisine iftira attığını, tehdit ettiğini, kendisinden senet aldığını belirtmesi karşısında, olayın başlangıcı ve gelişimi de dikkate alınarak, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
5. Adli sicil kaydına göre daha önce işlediği kasıtlı suçtan dolaylı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkumiyeti bulunmadığı anlaşılan ve lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, “yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyip işlemeyeceği” hususunda bir değerlendirme yapılarak oluşacak kanaate göre sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceği hususunda bir karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.