Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31171 E. 2023/15397 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31171
KARAR NO : 2023/15397
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 233 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kendisine iftira atıldığına, çocuğunun okuması için maddi ihtiyaçlarını karşıladığına ve ona sahip çıktığına, mahkumiyet hükmünün kaldırılması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, eski eşi katılan … ile müşterek çocuğu olan mağdur …’in babası olan sanık ve sanığın yeni eşi olan temyiz dışı sanık … ile birlikte yaşadığı, …’in mağdura kötü davranması ve darp etmesi ile ilgili yaşanan olaylara sanığın göz yumarak aile hukukundan kaynaklanan ilgi yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın suçu işlemediği yönündeki temyizinde;
Tüm dosya kapsamı, yaşı küçük mağdurun soruşturma aşamasında avukat huzurunda verdiği beyanın samimi olması, kovuşturma aşamasında ise yönlendirme sonucu beyan değiştirdiğinin uzman pedagog tarafından değerlendirilmesi, mağdurun suç tarihinde gece vaktinde daha önceden tanımadığı tanık … tarafından sokakta bulunup emniyete teslim edilmesi, sanığın öz oğlu olan mağdurun farklı tarihlerde oluştuğu tespit edilen darp cebir izlerini görmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması karşısında, sanığın, eşi olan temyiz dışı sanık …’ın mağdura yönelik eylemlerine sessiz kalması ve mağdura karşı aile hukukundan kaynaklanan ilgi yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B- Diğer temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C- Ancak; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.