Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31366 E. 2023/16355 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31366
KARAR NO : 2023/16355
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, aynı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin hakaret suçu için özel bir düzenleme mahiyetinde olduğunu, anılan maddenin uygulanabilmesi için tahrik oluşturan eylemin karşı taraftan kaynaklı olması ve eylemin hukuken haksız kabul edilen bir söz ya da davranış biçiminde olması gerektiği, somut olayda polisin sanıklara yönelik haksız bir eyleminin bulunmadığı gibi ilk haksızlık teşkil eden eylemin de polisten kaynaklanmadığı, bu sebeplerle mahkemece sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın kardeş olup lokanta işlettikleri, diğer sanık …’ın ise lokantada çalıştığı, olay günü iş yerinin önüne masa ve sandalye koymaları sebebiyle temyiz dışı sanık … hakkında zabıta ekipleri tarafından işlem yapıldığı, sanığın bu duruma kızarak zabıta görevlilerine sandalye fırlatıp hakaret teşkil eden sözler söylediği, olay yerinden geçmekte olan polis memurlarının sanığa müdahale etmesi üzerine sanığın mağdur memurlara hakaret ettiği, sanık …’ın da polise “Bırakın lan abimi, sinkaf ederim sizin yapacağınız işi, biz kürdüz diye mi böyle yapıyorsunuz, …’da olsa bunu yapamazsınız, T. C. köpekleri.” şeklindeki sözlerle hakaret ettiği, polislerin her iki sanığa da müdahale ederek sanıkları kelepçeledikleri, temyiz dışı sanığın ekip aracının camına kafasını vurmak suretiyle kendisini yaraladığı, tedavi ve sanıkların karakola götürülmeleri için ambulans ve ekip arabasının beklenildiği sırada sanık …’ın da olaya dahil olarak mağdurlara hitaben “Bırakın lan abilerimi, o…pu çocukları sinkaf edeceğim yapacağınız işi.” demek suretiyle hakaret ettiği belirtilerek sanıkların kamu görevlisi olan mağdurlara görevlerinden dolayı hakaret suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davalarında; mahkemece, “sanıkların olay sonrasında gelişen ve yanlarında çalıştığı diğer sanıkların uzun süre kelepçeli olarak çalıştıkları işyerleri önünde tutulmalarına duyduğu haksız tahrik altında atılı sözleri söylediği” şeklindeki gerekçeyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Her ne kadar Mahkemece sanıkların mağdurlara karşı görevlerinden dolayı hakaret eylemlerini, zabıta görevlilerin idari yaptırım kararı uygulamalarına ve sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın kelepçeli bir şekilde esnafın da bulunduğu ortamda 15 dakika kadar nezarethaneli ekip aracına bindirilip karakola götürülmek için bekletilmelerine tepki olarak gerçekleştirdikleri kabul edilerek mağdurların kasti bir eylemleri olmasa da inisiyatif kullanmayarak sanıkların normal bir ekip aracıyla karakola götürülmemeleri, olaya ölçüsüz müdahale ederek haksız bir durum oluşturdukları gerekçeleriyle ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar verilmiş ise de 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin, aynı Kanun’un 29 uncu maddesinde tanımlı genel haksız tahrik hükümlerine göre özel mahiyette ve daha lehe bir düzenleme olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.11.2021 tarihli ve 2020/122 Esas, 2021/53 Karar sayılı ilamı ile 21/9/2021 tarihli ve 2017/180 Esas, 2021/410 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için; tahriki olusturan haksız bir fiilin bulunması, fail tarafından söz konusu fiilin öfke veya şiddetli elemin etkisi altında işlenmiş olması, işlenen bu suçun faiilin ruhi durumunun tepkisi olması ve haksız tahrik teşkil eden eylemin mağdurdan sadır olması gerekmektedir.
Somut olayda, polis memuru olan mağdurların 5271 sayılı Kanun’un 90 ve 93 üncü maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyeti Hakkında Kanun’un 13 ve 17 nci maddeleri uyarınca kendilerine karşı fiili saldırı ve hakarette bulunan sanıkları adli işlemler için karakola götürmekten ibaret olan eylemlerinde, sanıklara yönelik kendilerinden kaynaklı haksızlık teşkil eden fiillerin bulunmaması karşısında hatalı ve yerinde olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması,
2. Hakaret suçunun mağdurların eylemlerine tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerekirken, doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.