YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31391
KARAR NO : 2023/848
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bendi, anılan Kanunun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenlerinin; atılı suçu işlemediğine asıl mağdurun kendisi olduğuna, olayda yaralandığı ve darp raporunun bulunmasına karşın kendisine ceza verilmesinin ve geçmişte bulunan sabıkası nedeniyle lehine olan hükümlerin uygulanmaması nedeniyle hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde … 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak kalmakta olan sanığın koğuş değişikliği talebinin yerine getirilmemesi nedeniyle infaz koruma memurları ile aralarında çıkan tartışmada sanığın mağdurlara yönelik “Siz bana dokunamazsınız kimsiniz lan siz Allahınızı peygamberinizi sinkaf ederim.” şeklindeki sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada, sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden
Mağdurların aşamalardaki istikrarlı beyanlarının tanık …’nin beyanları ile doğrulanması ve 02.07.2015 tarihli olay tutanağı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair,
Sanığın adli sicil kaydında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına engel sabıkasının bulunduğu, cezasının süresi dikkate alındığında anılan Kanun’un 50 nci maddesinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı Mahkemece, “Sanığın geçmişi, yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” karar verildiği anlaşılmakla, lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına dair ve tanık beyanlarına göre haksız tahrik hükümlerinin uygulanması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın aşamalarda, olay esnasında cezaevi müdürü tarafından telsiz telefonun kendisine fırlatıldığı, mağdurlar tarafından darp edildiği ve darp raporunun da bulunduğu şeklinde beyanda bulunması karşısında, sanık hakkında olay gününe ait darp raporunun bulunup bulunmadığının araştırılarak, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.