Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31449 E. 2023/1002 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31449
KARAR NO : 2023/1002
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise aynı Kanunun 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükümlerin hukuk ve yasaya aykırı olarak açıklandığına, hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmiş olması nedeniyle cezasında indirim yapılması veya ceza verilmesinden vazgeçilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle, 24.09.2009 günü sanık …’in katılanı cep telefonundan arayarak ‘lan pislik, hayvan herif, orospu’ gibi sözlerle hakarette bulunduğu ve yine aynı konuşmada ‘sizi mahvedeceğim’ diyerek tehdit ettiği anlaşıldığından, sanığın kısmi ikrarı, birbirine uyumlu katılan ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğu” gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümler,
A. Seçimlik ceza öngören tehdit suçundan kurulan hükümde, sanık hakkında temel ceza olarak 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca hapis cezası tercih edildikten sonra, bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, aynı Kanunun 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
B. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’ın (…) temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.