YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31460
KARAR NO : 2023/15609
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık ve katılan sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2015/311 Esas, 2015/619 Karar Sayılı Kararıyla,
1. Sanık …’ın hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
2. Katılan sanık … hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 6000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık vekilinin temyiz isteğinin, tehdit suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığına ve yeterli delil bulunmadığına, tanığın taraflı olması nedeniyle beyanının esas alınmaması gerektiğine, katılan sanığın tahrik altında bazı sözleri sarf ettiğine, suç ve cezanın takdirinde ve sanık hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın birlikte yaşadığı tanık …’nin üzerine kayıtlı olan kamyonetin icra borcu nedeniyle haczedildiği ve katılan sanık …’a ait yediemin otoparkına götürüldüğü, olay günü tanık ile sanığın borcun ödenmesi nedeniyle aracı teslim almak için otoparka gittiklerinde aracın depo ücretinin fazla bulunması üzerine sanık tarafından yapılan itiraz sonucunda ücretin düzeltildiği, aracın yanına gidildiğinde ise yakıtın azaldığını gören sanığın, bu durumu katılan sanık …’a sorduğu, katılan sanığın ücret olayı nedeniyle sinirli olması ve araçtaki mazot eksilmesinin kendisine sorulmasını hırsızlık ithamı olarak değerlendirmesi nedeniyle daha da sinirlenerek “Dua et eşin var, yoksa kötü olacak, sana yapacağımı bilirim.” demek suretiyle tehditte bulunduğu Mahkemece sabit görülüp katılan sanık hakkında tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ve sanık tarafından araçtaki yakıt eksilmesinin sorulmasının durumun bildirilmesi niteliğinde olup, hırsızlık isnadı olarak değerlendirilemeyeceği kanaatiyle katılan sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağına karar verildiği, ayrıca sanığın katılan sanığa hakaret ettiğinden bahisle açılan davaya ilişkin olarak da her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, şüpheden uzak, somut ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararına ilişkin Mahkemenin inanç ve takdiri yerinde görülmüştür.
B. Katılan Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık savunması, katılan ile tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla, eylemin sübutuna ve sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmakla birlikte, tanığın katılan ile birlikte yaşıyor olmasının tek başına taraflı beyanda bulunacağı anlamına gelmeyeceği de gözetilerek yapılan incelemede bozma sebebi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçundan kamu davası açıldığı, her ne kadar soruşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte atılı 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenmiş olan tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması ve kovuşturma aşamasında sanığın tehdit eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi karşısında; sanığa yükletilen tehdit suçunun uzlaştırmaya tabi hale geldiğinin ve 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. (1) no lu bozma sebebinin sonucuna göre uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise, 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Katılan Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.