YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31463
KARAR NO : 2023/15404
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Sulh Ceza Mahkemesinin 01.10.2013 tarih, 2013/336 Esas, 2015/630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak verilen cezanın adı geçen Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca 3 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir.
B. … Sulh Ceza Mahkemesinin kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.05.2015 tarihli ve 2015/6484 Esas, 2015/29407 karar sayılı kararı ile;
Sanığın, olay günü karşılaştığı boşandığı eşi olan katılana çalışmakta olduğu otelden ayrılmasını söyleyip “Çalışmaya devam edersen seni öldürürüm.” demekten ibaret eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 117 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle tehdit suçundan hüküm kurulması, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 117 nci maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun’un 35, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, haksız yere ceza verildiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın katılanın eski eşi olduğu, olay günü sanığın katılanı telefonla arayarak konuşmak istediğini söylediği, katılanın o sırada … ilinden yanında kardeşi … ile birlikte otomobil ile … ilçesine dönmekte olduğu ve sanığı yoldan arabaya aldıkları, araba içerisinde katılan ile sanık arasında sözlü bir tartışma yaşandığı, bu esnada sanığın katılana çalışmakta olduğu otelden ayrılmasını söylediği ve “Çalışmaya devam edersen seni öldürürüm.” diyerek tehdit ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanık hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı 29.12.2015 tarihli duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı hükmün verilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
B. Kabule göre de,
1. Sanığın katılanın çalışmakta olduğu otelden ayrılmasını isteyerek “Çalışmaya devam edersen seni öldürürüm.” şeklinde sözlerle iş ve çalışma hürriyetini ihlal etmek kastıyla tehdit etmesi biçiminde gerçekleşen eyleminde suçun tamamlanmış olduğu gözetilmeden, katılanın işten ayrılmaması nedeniyle teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
2. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilen ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilip Dairemizce bozulmasından sonra, “Cezayı aleyhe değiştirme.” yasağı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ve neticen hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına muhalefet edilmesi,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği ve yeniden hüküm kurulurken adı geçen Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.