Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31620 E. 2023/15821 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31620
KARAR NO : 2023/15821
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, cinsel taciz

Sanık hakkında tehdit suçundan neticeten hükmolunan 600,00 ve 500,00TL adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmıştır.
Sanık hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mehkeme kararı ile sanık hakkında,
A. Katılan …’a yönelik,
1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
B. Katılan …’a yönelik,
Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 inci ve 52 inci maddeleri uyarınca 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübut, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanı telefonla arayarak kendisiyle arkadaş olmak istediğini ve “A.koyarım, sevişelim mi.” şeklinde sözler söyleyerek cinsel taciz ve hakaret suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
1. Sanık suça konu hattın kendi adına ve kullanımında olduğunu, ancak iddia konusu eylemleri gerçekleştirmediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmediği,
2. Katılan soruşturma aşamasında “Sanığın kendisini telefonla birden fazla kez arayarak kendisyle arkadaş olmak istediğini, a….koyarım, sevişelim mi şeklinde sözler söyleyerek taciz ettiğini.”, kovuşturma aşamasında, “Sanığın kendisine çıkalım mı, tanışalım, gezmeye gideriz, bana adresini ver, eve gelirim, sevişiriz dediğini, şikâyet edeceğimi söyleyince kendisi bana ‘senin a…na koyarım’ şeklinde hakaret ettiği, telekonferansta bulunan kişinin hem şivesinden hem de ses tonundan beni arayıp rahatsız eden kişi olduğundan eminim.” şeklinde anlatımlarda bulunduğu,
3. … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin 11.06.2015 tarihli yazısında, suça konu hattın sanık adına kayıtlı olduğunun belirtildiği,
4. TİB kayıtlarının dosya arasına alındığı, sanığın katılanı 20.05.2015 ve 27.05.2015 tarihlerinde birden fazla kez aradığı,
5. Katılan …’nin kızı olan ve aynı dosyada katılan sıfatı da bulunan …’nin iddiaları doğrular yönde anlatımda bulunduğu,
Tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Cinsel Taciz ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebeplerine İlişkin
Suça konu hattın sanık adına kayıtlı olduğunun ve sanık tarafından kullanıldığının sanık beyanı, TİB kaydı ve … İletişin A.Ş.’nin yazısıyla sabit olması, sanık ile arasında herhangi bir husumet bulunmayan katılanın ve kızı olan diğer katılan …’nin aşamalardaki beyanı, sanığın katılanı farklı zamanlarda birden fazla kez aradığına dair TİB kayıtları ve sanığın hayatı olağan akışına aykırı savunması karşısında; Mahkemenin sübuta dair delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Yönlere İlişkin
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak
1. Sanığın katılana karşı cinsel taciz eylemini telefonla gerçekleştirdiği sabit olmasına rağmen cezasında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2. Sabıkasız olan, dosyaya yansıyan olumsuz tutum ve davranışları olmayan, hakkında takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, “Sanığın evvelce bir suçtan mahkumiyeti olmamasına rağmen, bir daha suç işlemeyeceği yönünde Mahkememizde kanaat oluşmaması sebebiyle,” şeklindeki soyut ve dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddelerinde düzenlenen lehe Kanun hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3. Sanık hakkında seçimlik ceza öngören tehdit suçundan kurulan hükümlerde adli para cezasının tercih edilmesine rağmen, hakaret ve cinsel taciz suçlarından kurulan hükümlerde yerinde olmayan gerekçe ile çelişki meydana getirecek şekilde hapis cezalarının tercih edilmesi,
4. Kabule göre de; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “basit yargılama usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Cinsel Taciz ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünen
Gerekçe bölümünün (B-2) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.