YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31714
KARAR NO : 2023/12612
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen inceleme konu karar ile,
A. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeler uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
B. Sanık … hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’ın 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, kamu davasının düşmesi hükmünün gerekçesine yönelik olmadığı belirlenmiştir.
Sanık …’ın temyiz isteğinin; beraat hükmü kurulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanık …’ın hakkında yürütülen disiplin soruşturması nedeniyle tedbir amaçlı … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna götürülmek üzere jandarma aracına bindirildiği sırada, infaz koruma memuru olan görev yapan …’a “Senin gelmişini geçmişini s…kerim.” şeklinde hakarette bulunduğunun iddia edildiği olayda;
1. Sanığın suçlamayı kabul etmediği
2. Mağdurun benzer beyanlarda bulunduğu,
4. İnfaz koruma memurları tarafından 22.11.2015 tarihli tutanağın tutulduğu ve sanığın eylemine yer verildiği,
5. Tutanak tanığı …’nin iddiayı doğruladığı,
Tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi ve sanığın da şikayetten vazgeçmeyi kabul etmesi karşısında, düşme kararını temyizde hukuki yararın bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık …’ın Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalardaki benzer beyanı, 22.11.2015 tarihli tutanak içeriği ve tanık beyanı karşısında; sanığın üzerine atılı suçu işlediğini kabul eden Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak
a. Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ”Suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özelliklere” göre adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılması gerektiği gözetilmeden, “Daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyet cezası bulunduğundan” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle belirtilen Kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b. Tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü bulunduğundan, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha ağır cezayı içeren yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “basit yargılama usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanunun 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.