Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31763 E. 2023/10842 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31763
KARAR NO : 2023/10842
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan ise, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında müştekilere karşı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarından açılan kamu davasında, sanık savunması, müştekilerin beyanları, olay tutanağı ile dosya içindeki bilgi ve belgeler değerlendirilmiş, sanığın hükümlü olarak … 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, olay tarihinde bir evrakın tebliği için sanığın odasına gidildiğinde sanığın mektuplarını sorduğu, hücre cezasının bitmesinin ardından mektuplarının verileceğinin belirtilmesi üzerine sanığın müştekilere “çakallar, şerefsizler” şeklinde hakaret ettiği ve “siz benim kapımı açmaya geldiğinde görüşeceğiz, birinizi vurmayı kafaya koydum” şeklinde tehditte bulunduğu samimi müşteki beyanları değerlendirilerek anlaşılmış, aksi yöndeki sanık savunmalarının oluşa uygun düşmediği ve kendisini cezadan kurtarma amacı taşıdığı gözetilerek itibar edilmemiş, bu haliyle sanığın üzerine atılı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğine mahkememizce kesin ve şüpheden uzak kanaat edinilerek cezalandırılmasına karar verilmiş, ceza tayini sırasında sanığın ilgili eylemi iyileştirme ve topluma kazandırma esaslarına göre cezasını çektiği ceza infaz kurumunda işlemesi ve bu haliyle suçun işlendiği yer ile suç konusunun önem ve değerine göre taktiren hapis cezası tercih edilmiş, tehdit eylemini ise görevli memurlara karşı işlemesi gözetilerek ve açıklanan diğer sebeplerle ceza tayini sırasında alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın ilgili suçları tek bir fiile birden fazla kişiye karşı işlemesi gözetilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmış, sanığın yargılama aşamasında herhangi pişmanlığının bulunmadığı gözetilerek ve ileride suç işlemekten çekineceğine kanaat edinilmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve para yada seçenek yaptırımlara çevirme hükümleri uygulanmamış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’nın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.