YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31977
KARAR NO : 2023/801
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suç vasfının yanlış tayin edildiği, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin yetersiz gerekçeyle uygulanmadığı ve tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… İlçe Tarım Müdürlüğü’nde veteriner hekim olarak çalışan katılanın olay günü sanığa ait hayvanlara aşı yapmak amacıyla … köyüne gittiği, katılanın hayvanların bulundukları yer itibariyla aşı yapamayacağını, yapması durumunda ise tekrar birbirlerine karışma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle aşı işlemini yapmaması üzerine aralarında tartışma çıktığı ve sanığın, katılana hitaben “Ulan bir sarhoşu yollamışlar buraya, sarhoşsun, içen sensin, si..nin keyfine gezmeyeceksin bu memlekette, ulan Allahıma ateşe veririm burayı, ben suçsuzsam zaten seni vurmam, ulan si..m senin belanı, ulan sükut dur, si..m senin kitabını, seni devlet niye görevlendirdi ulan it oğlu it, sen devletten maaş almıyor musun ulan it oğlu it.” şeklinde sözlerle hakaret ve tehdit eyleminde bulunduğu, katılanın aşamalardaki beyanları, katılan tarafından sunulan görüntü kayıtları ve söz konusu kayıtlara dair düzenlenen tutanak değerlendirilerek Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suçların Vasfına Yönelik Temyizde
Sanığın savunması, katılanın beyanı, katılan tarafından sunulan görüntü kayıtlarına dair düzenlenen tutanak ve tüm deliller karşısında; sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret ile aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden düzenlenen tehdit suçlarını oluşturduğu anlaşılmakla, suçların vasıflarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2. Eksik İnceleme Yapıldığı ve Yeterli Delil Bulunmadığına Yönelik Temyizde
Sanığın tevilli ikrar içeren savunması, katılanın aşamalarda istikrarlı beyanda bulunması ve bu beyanlarının görüntü kayıtlarına dair düzenlenen tutanak içeriği ile örtüşmesi karşısında atılı suçların sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
3. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Mahkemece, “Sanığın adlî sicil kaydından ve dosya kapsamından anlaşılan suç işleme eğilimi ile kişilik özelliklerine göre bir daha suç işlemeyeceği yönünde Mahkememizde kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine veya 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine takdiren yer olmadığına,” şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
4. Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Sanığın savunması, katılanın beyanı, olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu, anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.