YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32187
KARAR NO : 2023/12623
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı (5271 sayılı Kanun) maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, üzerine atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, yasal şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen artırımın uygulandığı, şartları oluşmadığı halde asgari hadden uzaklaşıldığı, gerekli koşulların gerçekleşmesine karşın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın Devlet Hastanesi’nin acil servisinde hekim olarak görev yaptığı, sanığın babasının ise acil serviste tedavi gördüğü, sanığın babasının rahatsızlığının artması üzerine hasta ile gerektiği gibi ilgilenilmemesi iddiasıyla çıkan tartışmada sanığın katılana yönelik “Ben bunların ebesini sinkaf edeceğim.” ve “Bana …’den araba getirtmesinler.” şeklindeki sözlerle tehdit ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret eylemlerini gerçekleştirdiği hususlarının katılan beyanı ve bu beyanı doğrulayan tanıklar …, … ve …’nin anlatımları ile tüm dosya kapsamı neticesinde sübut bulduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın temyiz sebebi aksine cezanın alt sınırdan verildiği anlaşılmış, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği hususunun katılan beyanı ve bu beyanı doğrulayan tanıklar …, … ve …’nin anlatımları neticesinde sübut bulduğu ve sanığın olaydan sonra ve yargılama aşamasında pişmanlık duymaması göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılamaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün uygulanmamasına ilişkin yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. Sanığın, Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle Mahkemece kabul edilen sözlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek tehdit ve hakaret suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması,
2. (B-1) Bendinde Düzenlenen Bozmaya Uyulması Halinde
i. 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
ii. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.