YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32391
KARAR NO : 2023/12620
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bozma Öncesine İlişkin Hukuki Süreç
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/804 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/804 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18 inci Ceza Dairesi’nin 23.10.2018 tarihli ve 2016/14328 Esas, 2018/13487 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemi uygulanması gerektiği yönünden sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma Sonrasına İlişkin Hukuki Süreç
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasları ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediği, yalnızca katılanın iddiasını güçlendirecek mesajların tespit edildiği, taraflar arasında görülen başkaca bir hukuk davasında katılanın dosyaya konu beyanlarından farklı beyanlarda bulunduğu, katılanın evli bir erkek olan sanıkla ilişki kurup devamında sanıktan maddi menfaat elde ettiği, ilişkinin bitirilmek istenmesi üzerine de sanığı rahatsız ettiği, sanığın elinde gerçekten bir görüntü kaydı bulunmadığı, eylemin katılandan kaynaklanan haksız tahrik altında meydana geldiği, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231, 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmaması kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna vesaire ilişkindir
III. GEREKÇE
A. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 230 uncu maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
B. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.