Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/32496 E. 2023/12626 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32496
KARAR NO : 2023/12626
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, eşi olan katılan ile barıştığı, katılanın şikayetini geri çektiği, hatasını anladığı ve bu sebeple pişmanlığı da göz önüne alınarak cezasının düşürülmesi, paraya çevrilmesi veya başkaca bir adli kontrol yöntemi ile denetime alınmasına vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların suç tarihinde resmi nikahlı eş olup aralarında geçimsizlik bulunduğu, katılanın bu sebeple annesinin yanına yerleştiği, sanığın eşinin yanından ayrılmasından itibaren şikayet tarihi olan 31/10/2015 tarihine kadar katılanın kullandığı … numaralı telefona … ve … numaralı telefonlardan “Seni öldürürüm,”, “O…u”, “Seni sinkaf ettiğim.”, “Görüşeceğiz” vb. mesajlar atarak tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, farklı tarihlerde aralarında geçen ve ses kayıtları katılan tarafından CD içerisinde dosyaya sunulan telefon görüşmelerinde ”Vallahi bak keserim seni, lime lime elaleme ibret olsun diye keser balkondan aşağıya sarkıtırım, avradını sinkaf ettiğimin kızı, senin gibi avradın ta anasını avradını sinkaf ettim, bacısını avradını sinkaf ettiğimin kızı, kitabını sinkaf edeceğim bu ortalığın ben, bunlar hep senin gibi o… yüzünden, senin Allah’ını kitabını sinkaf ettiğim, senin doğuran Allah’ın a… koyayım ben peygamberin a… koyayım, dinini sinkaf ettiğim, yani niye biliyormusun gireyim yatayım şöyle bir sene aklım başıma gelsin alışkanlık olsun bir daha girdiğim zaman 15 yıl zoruma gitmesin bir sene iki sene alışmış olayım anladın mı, keşke satsaydım seni, anasını sinkaf ettiğim seni gelir delik deşik ederim bak.” şeklinde ve daha buna benzer çok sayıda ağır küfür ve tehdit içeren sözlerle tehdit ve dinen kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret sözlerinin sanık tarafından katılana söylendiği hususlarının mesaj dökümü, bilirkişi konuşma kayıt raporu ve taraf beyanları ile tüm dosya kapsamı neticesinde sübut bulduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın temyiz sebebinin aksine katılan …’nin 30.03.2016 tarihli beyanıyla sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirttiği ve dosya kapsamında şikayetten vazgeçtiğine ilişkin bir beyanı bulunmadığı anlaşılmış, ayrıca sabıkalı ve suça eğilimli kişiliği, savunmasının yakalama emri ile alınması ve olumsuz kişilik özellikleri nedeniyle cezasında takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına; adli sicil kaydından anlaşılan sabıkalı ve suça eğilimli kişiliği ve mükerrir olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçu uzlaştırma kapsamına alınmış, yine sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde düzenlenen hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,

2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.