Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/32690 E. 2023/12599 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32690
KARAR NO : 2023/12599
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında,
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararın eksik inceleme sonucu alındığı, haksız ve Kanuna aykırı olduğu, tanıkların şikâyetçilerin arkadaşı oldukları ve tarafsız delil bulunmadığı, sanığın eşi tanık …’nin diğer tanıkların anlattığı gibi olayların gelişmediğini beyan etmesine rağmen Mahkemece bu tanığın beyanlarına itibar edilmediği, hamile eşinin şikâyetçi doktorlar tarafından muayene edilmediği, mağduriyet oluşmasına rağmen haksız tahrik hükümlerinin ve iyi hali nedeniyle de cezasında indirim uygulanmadığı, bu nedenle Kanuna aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın eşi olan …’nin tedavi olmak amacıyla hastaneye gittiği, hastanede kendisiyle ilgilenilmediğinden bahisle sanığı telefonla aradığı, sanığın hastaneye gelerek acil servis doktoru şikâyetçi …’e hitaben “Hastama neden iyi bakmadın, yapacağınız işi sinkaf edeyim, öldüreceğim lan, şerefsiz.” dediği, sanığın savunması, şikâyetçinin ve bu beyanı doğrulayan tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Haksız Tahrik Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Takdiri İndirim Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Yargılama aşamasında lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanığın İleri Sürdüğü Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Şikâyetçinin beyanın doğrulayan tanıklar … ve …’nün beyanları karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluk bulunması nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2022 tarihinde karar verildi.