YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32704
KARAR NO : 2023/11721
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile anılan Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin, suçlamaları kabul etmediğine, atılı suçları işlediğine dair tarafsız bir tanık beyanı bulunmadığına, polis memurunun kendisini darp ettiğine ve re’sen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık tarafından yapılan kavga ihbarı üzerine olay yerine gelen katılan polis memurunun dışarıda kimsenin olmaması üzerine, olay yerinden ayrılacağı sırada sanığın katılan polis memuruna tepki göstermesi ve gürültü yapmak suretiyle çevredekileri rahatsız etmesi üzerine, hakkında Kabahatler Yasası’na göre işlem yapılmak üzere polis merkezine götürülmesi aşamasında katılana “….Sahtekarlık yapma, … Bey, seni yaşatmayacağım süt oğlan, rezil ettin lan beni, ben davacıyım be,…ahlaksızlar, burnunuzdan fitil fitil gelsin, adi köpek, hepinizi öldüreyim mi lan….yakmazsam şerefsizim, … bey bu saatten sonra kork…” şeklinde hakaret ve tehdit ettiği iddiasıyla hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılan ile tanık …’nin aşamalardaki beyanları ve 07.08.2015 tarihli ses kaydı CD çözüm tutanağına göre sanığın atılı suçları işlediği ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediğine, sanığın mahkûmiyeti yönünde Mahkemesinin inanç ve takdirinde, sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve suç tarihi itibarıyla yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasına engel oluşturduğu bu nedenle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın birden fazla görevliye direnmesine karşın, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret suçunda, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılayabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesine karşın, katılanın soruşturma aşamasında, tanık …’nin ise soruşturma ve yargılama aşamasındaki beyanlarında sanığın hakaret sözlerini polis merkezine götürülme aşamasında ekip aracının içinde söylediği, CD inceleme tutanağına konu ses kaydının ise tanık … tarafından araba içinde yapıldığı ve dava konusu sözlerin ses kaydında yer aldığı ve katılanın yargılama aşamasında ise sanığın ekip aracına binmeden önce kendisine “Yumuşak polis, kime çalışıyorsunuz, süt oğlan” dediği şeklinde beyanda bulunmaları karşısında, hakaret eyleminin nerede gerçekleştirildiği tespit edilerek, hangi beyana neden üstünlük tanındığı aleniyet olgusunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle anılan Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması,
2. Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde karar verildi.