YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32715
KARAR NO : 2023/16801
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesi uyarınca, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerektiği gözetilmeden, sanık …’ın 27.03.2015 tarihli dilekçe ile bildirdiği en son adresten farklı bir adrese yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 311 inci maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay’ın İlgili Dairesi olması karşısında, Yerel Mahkeme tarafından temyiz talebinin kabulüne ilişkin 21.03.2016 tarihinde verilen ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek, öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteminin süresinde olduğuna karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile,
1. Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, tehdit suçudan, aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, tehdit suçudan, aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Tebliğnamede sanıklar hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyiz isteği, üzerine atılı suçları işlemediğine, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
2. Sanık …, dosyaya sunduğu dilekçe ile kararı temyiz etmek istediğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçinin Jandarma Karakol Komutanı olarak görev yaptığı, olay tarihinde karakolun sorumluluk sahasında hırsızlık olayı olduğu ihbarı üzerine şikâyetçi ve tanık olarak dinlenen jandarma personellerinin olay yerine gittikleri, sanıkların olay mahallinde bulunmaları nedeniyle Cumhuriyet Savcısının talimatıyla gözaltına alındıkları ve jandarma karakoluna getirildikleri, karakoldaki bekleme salonunda müdafilerini bekledikleri sırada şikâyetçiye hitaben “Sen şerefsizsin, seni sivilde yakalamayalım, seni öldüreceğiz, çocuklarını yaşatmayacağız, senin evini de bulacağız, arabanı da kundaklayacağız, senin kanın bozuk, senin arabanın plakasını da aldık.” şeklinde hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiklerinin, sanıklara iftira atmak için hiç bir sebep bulunmayan şikâyetçi ile tanıkların aşamalardaki tutarlı samimi anlatımları ve olay tutanağı içeriğiyle sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen deliller ile Mahkemenin oluşa dair kabulü karşısında, sanıklar hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanıklara yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanıkların eylemleri birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçunu oluşturduğu halde, haklarında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.