Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/32732 E. 2023/3824 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32732
KARAR NO : 2023/3824
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Müstehcenlik

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2007 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 226 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 51 ile 62 nci maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın sanığın temyizi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 01.12.2009 tarihli kararı ile bozulması üzerine 23.03.2010 tarihli karar ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 31.03.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın 13.09.2010 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Mahkeme tarafından 16.12.2015 tarihli kararla, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, yeterli inceleme yapılmadan, sanığın kendisini savunmasına ve delillerini ileri sürmesine izin verilmeden karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.22023 tarihinde karar verildi.