Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33015 E. 2023/826 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33015
KARAR NO : 2023/826
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
A. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis para cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

B. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis para cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin onanması yönünde Tebliğnamede görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; şikayetçinin kendisine hakaret ettiği, kamera kaydının getirilmediği, delillerin takdirinde hataya düşüldüğü, lehine olan maddelerin uygulanmadığı, hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın alkollü olarak denetimli serbestlik için imza atmaya polis merkezine geldiği, şikayetçi polis memurunun sanığa bu şekilde imzaya gelmemesini söylediğini, sanığın ise “Ben buraya dilediğim şekilde gelirim. Siz bana karışamazsınız.” dediği ve imzalaması gereken resmi belgeyi yırttığı, bu esnada diğer polis memurlarının sanığa müdahale ettikleri, sanığın bulunduğu büronun camına vurduğu, bunun üzerine sanığın yere yatırılarak ellerinin kelepçelendiği, bu sırada sanığın şikayetçiye hitaben “Ben dağda çok terörist avladım. Size göstereceğim lan.” diyerek tehdit ettiği ve yine ekip otosunun nezaret kısmına alındığı, burada şikayetçiye hitaben “Seni s… ceğim, s….yim.” şeklinde sözlerle hakaret ettiği, eylemlerinin tüm dosya kapsamı, görüntü çözüm tutanağı, olay ve yakalama tutanağı, sanık ve şikayetçi beyanı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aşağıda açıklanan gerekçe nedeniyle Tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A. Sanığın suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış ya da önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince sağlık kurulu raporu aldırılması gerektiği gözetilmeden, tek hekim imzalı rapora istinaden mahkumiyet kararı verilmesi,
B. Sanığın savunmasında polis memurlarının kendisini dövdüğünü söylemesi, raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanma olduğunun belirtilmesi karşısında; soruşturma aşamasında dinlenen ve görgüye dayalı bilgileri olduğu anlaşılan … ve …’nın tanık sıfatıyla dinlenmeleri, dosyadaki mevcut CD’nin duruşmada izlenip zapta geçirilmesi, yeterli kanaat elde edilmemesi halinde bu kez konusunda uzman tarafsız bilirkişi raporu aldırılması, sonucuna göre sanığın atılı suçları işleyip işlemediğinin belirlenmesi, işlediğinin kabul edilmesi halinde olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanun’un 129 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.