YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33016
KARAR NO : 2023/11977
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemenin delillerin takdirinde hataya düştüğü, müşteki polislerin kendisine ve kardeşine şiddet uygulaması üzerine “Yaptığın işin a.. k..” dediğini, polislere hakaret etmediğini, kamera kayıtları incelenmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğu, cezanın ertelenmemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde kendisine ait araç ile seyir halinde iken görevli trafik ekiplerince hız sınırlarını aşması nedeniyle aracın durdurulduğu, sanığın ehliyetine daha önce el konulması nedeniyle önce başkasının kimliğini görevli memura verdiği daha sonra kontrol edilince gerçek kimlik bilgileri ile cezai işlem uygulandığı bu sırada sanığın şikayetçiye “Gerekli ne var ise yapmazsan senin a… koyum.” diyerek hakaret ettiği, eylemin şikayetçi, tanık ve sanık beyanları ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Şikayetçinin aşamalardaki uyumlu beyanları, onu doğrulayan tanık … ve olay tutanağı karşısında, sanığın hakaret suçunu işlediğine dair, şikayetçiden kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığı, kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezasının bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmaması hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
A. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır hükmü yer almaktadır. Aleniyet hakaret eyleminin herkesin duyabileceği, görebileceği ve sayısı belli olmayan birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması anlamına gelmektedir. Aleniyet nedeniyle artırım yapılmasının amaçlarından biri mağdurun onur ve şöhretinin, fiili başkalarının duyması veya duymasına açık olması nedeniyle daha fazla zarar görmesi diğeri ise hukuka aykırılık teşkil eden fiilin bizatihi aleni olarak icra edilmesidir. Aleniyetin varlığı için, çok sayıda insanın hakareti öğrenmesinin olanaklı olması yeterlidir; söylenenlerin fiilen duyulması şart değildir.
Somut olayda, suçun Bölge Trafik İstasyon Amirliğinin hangi bölümünde gerçekleştiği, aleni bir yer olup olmadığı belirlenmeden 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
B. Bir nolu bozma nedenine uyulup sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinin uygulanmaması halinde ise;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
C. Kabule göre de, temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un sekizinci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.