Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33051 E. 2023/11969 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33051
KARAR NO : 2023/11969
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
A. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) ve (e) bentleri, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; kasten yaralama suçundan kurulan hükümde
Sanığın, kamu görevlisine görevinden dolayı silahla kasten yaralama suçunu işlediği olayda; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) ve (e) bentlerini ihlal ettiği, anılan kanun maddesinde yarı oranında ceza artırımı yapılacağının düzenlendiği, bu sebeple maddenin birden fazla bendinin ihlal edilmesi halinde dahi tek bir artırım yapılabileceği, ceza adaletinin sağlanması amacıyla temel ceza tayin edilirken 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle yapılmasının gerektiği, ancak mahkemece alt sınırdan hüküm kurularak sanık hakkında eksik ceza tayin edildiği, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
B. Sanığın temyiz isteğinin; ilaç kullandığından kriz geçirip ne yaptığını bilmediğini, hapis cezasının temyizen incelenmesi talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Ceza İnfaz kurumunda hükümlü olan sanığın, olay tarihinde görüşmek için kurum nöbetçi müdür vekili olarak görev yapan mağdurun yanına götürüldüğü, burada taleplerinin kabul edilmemesi üzerine agresifleştiği ve infaz koruma memurları nezaretinde koğuşa götürüldüğü sırada mağdurun gıyabında ancak ikiden ziyade kişi ile ihtilat ederek “Şerefsiz idare ve müdür, benim işimi halletmiyor, şerefsizler.” diyerek bağırmaya başladığı bu sözlerinin yanında bulunan infaz koruma memurları ile koğuş kapısında nöbetçi olan katılan … tarafından duyulduğu, koğuşa alındıktan kısa bir süre sonra kapalı olan mazgala vurduğu, katılan infaz koruma memuru …’in mazgal kapağını açması ile sanığın elindeki pili katılana fırlattığı ve olayda alınan doktor raporuna göre katılanın basit tıbbi müdahale ile iyileşir derecede yaralandığı, eylemlerinin dosyada mevcut delillere göre sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Kasten Yaralama Suçuna Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Kamu görevi nedeniyle silahtan sayılan pille katılanı yaralayan sanık hakkında, temel ceza belirlenirken, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) ve (e) bentlerindeki birden fazla nitelikli hal nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanığın Hakaret Ve Kasten Yaralama Suçlarına Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 5237 Sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi, ayrıca failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları gerektiği hususları dikkate alınarak suça konu mağdur …’a yönelik hakaret sözünü, tanıklar … ve … duyduğunu belirtirken tanık …’in duymadığını belirtmesi karşısında, olay tutanağını imzalayan … isimli infaz koruma memurunun da tanık sıfatıyla dinlemesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hakaret suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de, hakaret ve kasten yaralama suçlarına ilişkin olara , 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.