YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33062
KARAR NO : 2023/15446
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 355 gün adli para cezası karşılığı 7.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Tebliğname ile hükmün bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, suçun sübut bulmadığı, sanığın suç işleme kastı bulunmadığı, hatalı bilirkişi raporu ile eksik inceleme sonucu savunma hakları kısıtlanarak karar verildiği ve resen belirlenecek nedenlere ilişkin olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın radar uygulaması yapan katılan polis memuruna yönelik aracının içerisinden “n…h” anlamına gelen işareti yaptığı CD çözümleme raporu, katılan beyanı ile sabit kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Eylemin devlet karayolu üzerinde herkesin göreceği şekilde işlenmesi karşısında aleniyet husundaki tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş ve temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca uygulama yapılması yerine, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza belirlendikten sonra 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
B.Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalardaki beyanı, sanık savunması ve CD inceleme tutanağı gözetildiğinden sanık müdafiinin başkaca temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanması sonucu 354 gün yerine 355 gün adli para cezası belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümde 62 nci maddenin uygulanmasına ilişkin dördüncü paragrafında da yer alan “…355 gün…” ibaresinin çıkartılarak yerine “…354 gün…” ibaresinin eklenmesi ve 52 nci maddenin uygulanmasına ilişkin olan beşinci paragraftan “355 gün” ve “7.100,00 TL” ibarelerinin çıkartılarak yerine “354 gün” ve “7.080,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.