Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33091 E. 2023/3820 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33091
KARAR NO : 2023/3820
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanıklar ve katılan sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar ve katılan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık müdafiinin temyiz isteğinin, katılan sanığın beyanları ve kamera kayıtlarına göre katılan sanığın trafik kurallarına uygun seyrettiği ve diğer sanıkları katılan sanığın aracının önünü keserek katılan sanığa hakaret ettiklerine, katılan sanığın kesinlikle diğer sanıklara hakaret etmediğine, diğer sanıkların akrabası olan tanıkların diğer sanıkların katılan sanığa hakaret ettiğini açıkça beyan ettiklerine, vesaire, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan sanığın … plakalı 2 numarada çalışan … Belediyesi özel halk otobüsünün şoförü olduğu, suç tarihinde katılan sanığın aracını önce sanık …’ün aracının önüne doğru kırdığı, daha sonra da aracıyla sanık …’ın kullandığı aracı sıkıştırdığı, bu nedenle çıkan tartışma sonucunda katılan sanığın sanıklara “S…tirgit şerefsiz, pezevenkler.” şeklinde hakaret ettiği, sanıkların da katılan sanığa “A…na koydumun o…pu çocuğu, şerefsiz, a…na koyarım” şeklindeki sözlerle hakaret ettikleri iddiası ile kamu davasının açıldığı belirlenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanıkların ve katılan sanığın hakaret eylemini karşılıklı olarak gerçekleştirmiş olması karşısında sanıklar ve katılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği belirlenmiştir.
2.Katılan sanığın her aşamada üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve olay tarihinde sanıkların kendisine hakaret ettiği yönünde beyanda bulunduğu, sanık …’ın her aşamada katılan sanığın kendisine hakaret ettiğini, kovuşturma aşamasında ise kendisini de kavga sırasında öfke ile küfürlü sözler söylemiş olabileceğini beyan ettiği, sanık …’ün ise olay tarihinde katılan sanığın kendisine ve eniştesi olan diğer sanığa hakaret ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Tanık …’nin soruşturma aşamasında katılan sanığın, sanık …’a hakaret ettiğini ancak kovuşturma aşamasında karşılıklı küfürlü sözler etmiş olabileceklerini ama direkt kendisinin küfür duymadığını beyan ettiği ve soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanlarının çelişkili olduğu anlaşılmıştır.
4.Tanık …’nin her aşamada katılan sanığın, sanık …’a hakaret ettiğine yönelik istikrarlı anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
5.Özel halk otobüsüne ait görüntü kayıtlarına dair bilirkişi raporu dosya içerisinde mevcut olduğu, kayıtlardan kamera sisteminin ses kayıt özelliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanıklar ve katılan sanığın savunmaları, tanık …’nin her aşamadaki istikrarlı beyanı karşısında, Mahkemece katılan sanık ve sanıklar hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.