Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33337 E. 2023/2643 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33337
KARAR NO : 2023/2643
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek ve O yer Cumhuriyet savcısının yalnızca tehdit suçundan verilen düşme kararına yönelik temyiz talebinde bulunduğu belirlenerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2012 tarih 2012/935 Esas, 2012/2520 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2018 tarihli ve 2014/32764 Esas, 2018/22041 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozmaya uyan Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın mağdura yönelik söylediği iddia edilen sözlerin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu, Yerel mahkemenin vasıf ve nitelendirmede hataya düşerek şikayetten vazgeçme sebebiyle düşme kararı verdiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay tarihinde eniştesi olan mağdurun telefonuna “Kardeşimin akıttığı her bir damla gözyaşı için senin her bir kemiğini kırmayan …’ın da …’ın da şerefini … Biraz delikanlı ol, biraz erkek ol.” şeklinde mesaj atarak mağduru tehdit ettiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dairemiz bozma ilamında, “Sanığın eylemin 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden aynı Kanun maddesi ve fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında kaldığından bahisle şikayetten vazgeçme nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi” ve “eylemin TCK’nın 106/1-1. maddesi kapsamında kaldığının kabulü durumunda ise; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1 inci maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, suç tarihinde 5271 sayılı CMK’nın 253/3 üncü maddesinde engel bulunduğu ancak yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7 inci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunduğunun” belirtildiği, Mahkemece bozmaya uyma kararı verildiği halde, bozma ilamının gereği yerine getirilmeden, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.