Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33595 E. 2021/24925 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33595
KARAR NO : 2021/24925
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre MERNİS adresi ile mahkemeye sunduğu adresi aynı olan sanık …’ın yokluğunda verilen gerekçeli kararın, öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre, bu mümkün olmazsa aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, dosyadaki adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve sanık tarafından mahkemeye sunulan 09/07/2015 tarihli dilekçede eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz isteminde de bulunduğunun anlaşılması karşısında, CMK’nın 42. maddesi gereğince talep hakkında karar verme yetkisi Yargıtay’a ait olduğu halde temyiz isteminin reddine ilişkin mahkemesince verilen 30/07/2015 tarihli ek kararın hukuku değerden yoksun olduğu ve sanığın temyizi süresinde kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/01/2013 tarih ve 2012/6-1431 esas, 2013/18 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükümde sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilam gösterilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden bu nedenle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktasının, tebliğnameye uygun olarak, TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan, HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.