YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33680
KARAR NO : 2023/994
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, hükmün usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, eksik inceleme sonucu verildiği, yapının güncel durumunun tespiti için keşif yapılması ve imara aykırılığın yapı vasfında olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiği halde Yerel Mahkeme tarafından bu hususlarda araştırma yapılmadan karar verildiği, katılan kurum personelinin dinlenilmesinden vazgeçilmesi kararının da Yasa’ya aykırı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın işletmecisi olduğu işyerinde, suç tarihinde yapılan kontrollerde işyerinin ön bahçe çekme mesafelerine sabit metal profil dikmeler üzerine açılır kapanır sundurma yaptığının tespit ederek suç tutanağı düzenlenmesi üzerine açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın “ben iş yerimin önünde direk üzerinde açılıp kapanan pergole yaptırdım. Bu pergole sökülebiliyordu. Direkler de sökülüp içeri alınabiliyordu. Ben herhangi bir şekilde direklerin arasını birşeyle çevirmedim” şeklindeki savunması ve tespite konu yerin 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesi kapsamında bina niteliğine olmadığının kabulüyle, sanığın beraati yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın bina vasfında olmayan ve taşıyıcı sistemi de etkilemeyen etrafı açık, açılır kapanır vaziyette sundurma yapması şeklindeki eyleminin, imar kirliliğine neden olma suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı ve sanığın beraati yönündeki Yerel Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.