YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33751
KARAR NO : 2023/15558
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında;
A. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin, üçüncü fıkrasının, (a) bendi, 62 inci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 5 ay boyunca içki satılan işyerlerine ve kahvehanelere gitmekten,
B. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının, ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 25 gün boyunca içki satılan işyerlerine ve kahvehanelere gitmekten men seçenek tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Eksik ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, sanığa fazla ceza verildiği, vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, ayrıca re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan katılanın müvekkili lehine verilen vekalet ücretini sanıktan tahsil etmek amacıyla icra müdürlüğüne başvurduğu ve sanığa ödeme emri gönderdiği, borç ödenmeyince sanığın traktörüne haciz koydurduğu, bu duruma sinirlenen sanığın katılanın cep telefonunu ve işyerindeki sabit telefonunu arayarak katılana hitaben ana avrat sinkaflı olarak hakaret ettiği ve seninle görüşeceğiz, diyerek tehdit ettiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve özellikle sanık ikrarı dikkate alındığında eksik ve hatalı inceleme yapıldığına, suçun sübutuna, katılana vekalet ücreti ödenmesine ilişkin temyiz sebeplerine dair,
Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
A. Kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” seçenek yaptırımına çevrilebilmesi için, hükmedilen seçenek yaptırımın, işlenen suçla bağlantılı olması, ayrıca suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak, sanığın yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik olması gerektiği gözetilmeden, verilen hapis cezalarının gerçekleştirilen eylemle herhangi bir bağlantısı bulunmayan “içki satılan işyerlerine ve kahvehanelere gitmekten men” tedbirine çevrilmesi,
B. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.