YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33754
KARAR NO : 2023/11712
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, aynı Kanun’un 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, aynı Kanun’un 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmalarının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca da beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği,
… (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 05.06.2013 tarihli, 2012/1169 Esas, 2013/682 Karar sayılı kararıyla sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle mahkemesine ihbarda bulunulduğu,
İhbar üzerine Yerel mahkemece hükümler yukarıda belirtildiği gibi aynen açıklanmıştır.
Tebliğname’de sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin atılı suçları işlemediğine, mahkemece eksik inceleme yapıldığına, pişman olduğuna, hakkında mahkûmiyet kararları verilmesi sebebiyle mağdur olduğuna, mahkeme kararının usul ve Kanun’a aykırı olması sebebiyle bozulması gerektiğine, beraat etmesi gerektiğine, vesaireye yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Polis memuru olan müştekilerin ilçede meydana gelen motosiklet hırsızlığı olayları nedeniyle suç tarihinde ilçede bilgi sorgulama uygulamasında bulundukları, sanık ve temyiz dışı sanık …’ın alkollü bir şekilde motosikletle seyir halinde oldukları izlenimi üzerine şikayetçilerle sanıkları durdurdukları, yapılan alkol ölçümünde sanıkların alkollü olduklarının anlaşıldığı, ifade vermeleri için emniyete götürülmek istenildikleri, ifade vermek istememeleri nedeniyle şikayetçilere karşı hakarette bulundukları ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir mahiyette yaralamak suretiyle direndikleri ayrıca sanığın ekip aracında iken şikayetçilere “Anasını si…lerim, beni nereye götürüyorsunuz, hepinizin çocuğunu s…rim, benim kim olduğumu biliyor musunuz, beni götürmekle çok pişman olacaksınız.” dediği, böylece sanığın üzerine atılı kamu görevlilerine görevinden dolayı hakaret ve birden fazla kişi ile birlikte görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü ve 265 inci maddesinin üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadleri göre, önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.