Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33840 E. 2023/2635 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33840
KARAR NO : 2023/2635
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, anılan Kanun’un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası ile anılan Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyizinin, tarafsız görgü tanıkları dinlenilmeden, sadece şikâyetçilerin beyanına göre sanıkların cezalandırıldığına, sanıkların atılı suçu işlemediklerine ve re’sen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçilerin, devriye görevi ifa ettikleri sırada, durumundan şüphelenilen sanık …’nin orada bulunan restauranta bir şey bırakıp kaçması üzerine takiple yakalanmaya çalışıldığı aşamada şikâyetçilere tekme ve yumruk atmak suretiyle direndiği, sanık … yakalandıktan sonra restaurantta döndüklerinde ise diğer sanık …’nin, sanık …’nin kaçmasını sağlamak için şikâyetçilere tekme ve yumruk atması suretiyle sanıkların üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, şikâyetçilerin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, olay tutanağı ve şikâyetçiler hakkında alınan adli rapor içeriklerine göre sanıkların atılı suçu işlediği sabit görülmekle haklarında mahkûmiyet kararı verilmesinde,
Sanıkların adli sicil kaydında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına engel sabıkasının bulunduğu, cezasının süresi gereği anılan Kanun’un 50 nci maddesinin tartışılmasına yasal olanak bulunmadığı, anlaşılmakla, lehe hükümlerin sanıklar hakkında uygulanmasına yer olmadığına dair, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanıkların bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1. Şikâyetçilerin aşamalardaki beyanları ve 28.12.2014 tarihli olay tutanağına göre; olay günü devriye görevi ifa etmekte olan kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilen sanık …’nin kaçması üzerine yakalanmak istendiğinde şikâyetçilere tekme ve yumruk ile saldırması biçimindeki direnme eylemi ile sanık …’nin yakalanmasından sonra şikâyetçilerce restauranta dönüldüğünde, sanık …’nin ise sanık …’nin kaçmasını sağlamak için şikâyetçilere tekme ve yumruk ile saldırması şeklindeki eylemlerinin ne şekilde birlikte gerçekleştirildiği hususunda Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde öngörülen “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi hususlar değerlendirilmeden “sanıklar lehine indirim sebebi kabul edilebilecek bir halleri görülmediğinden haklarında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” biçimindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçe ile takdiri indirim maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.