YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33982
KARAR NO : 2023/3815
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A…. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2014 tarihli 2013/52 Esas, 2014/612 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 inci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 27 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B…. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2014 tarihli 2013/52 Esas, 2014/612 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/8584 Esas, 2019/15491 Karar sayılı ilâmıyla;
“Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde tutuklu olan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın, hükmün açıklandığı 27.02.2014 tarihli duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ıncı maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C…. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2020 tarihli ve 2019/1074 Esas, 2020/258 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 inci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 27 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; haksız yere cezalandırıldığına, vesaire, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde sanığın … … Devlet Hastanesi mahkum koğuşunda görevli personeli ölümle tehdit ettiği ve görevli personele sinkaflı sözlerle hakaret ettiği iddiası ile kamu davasının açıldığı belirlenmiştir. Mahkemece katılan ve mağdurların beyanlarını doğrulayan 02.10.2013 tarihli sanığın hastaneye sevk edildiğini bildirir tutanak, 02.10.2013 tarihli sanığın iddianamede yazılı sözleri katılan ve mağdurlara söylediğini bildirir tutanak, katılan ve mağdurların tutanakları doğrulayan beyanları, sanığın söz konusu deliller ışığında beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik beyan olarak nitelendirilmesi karşısında sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanık her aşamada üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yapmıştır.
3.Mağdurlar ile katılanın her aşamada istikrarlı ve birbirleri ile uyumlu anlatımlarda bulundukları anlaşılmıştır.
4.Katılan ve mağdurlar tarafından tanzim edilen 02.10.2013 tarihli oluş ile uyumlu olay tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
5.Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (B) bendinde bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanığın Haksız Cezalandırıldığına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurlar ve katılanın her aşamadaki istikrarlı ve birbirleri ile uyumlu anlatımları, Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı kapsamı karşısında sanığın eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK’nın 151/1 inci maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253/3 üncü maddesinde yer alan “Etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile.” ibaresinin madde metninden çıkarılması dolayısıyla mala zarar verme suçunun da uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, tekerrüre esas alınan mala zarar verme suçundan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre; sanık hakkında seçimlik ceza öngörmeyen tehdit suçu yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş ve tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK’nın 151/1 inci maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik CMK’nın 253/3 üncü maddesinde yer alan “Etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması dolayısıyla mala zarar verme suçunun da uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, tekerrüre esas alınan mala zarar verme suçundan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre; sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçundan kurulan hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve bu doğrultuda temel ceza olarak hapis ya da adli para cezasından hangisinin tercih edileceğinin denetime olanak verecek biçimde kararda gösterilmek suretiyle değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A.Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B-1) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle tehdit suçundan kurulan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B-2 bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hakaret suçundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.