YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34053
KARAR NO : 2023/15403
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarih, 2014/783 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun’un 129, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, adı geçen Kanun’un 29, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
B. … Asliye Ceza Mahkemesinin kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/7997 Esas, 2019/14959 karar sayılı kararı ile;
1. Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226/2 ncı maddesine aykırı davranılması,
2. Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetindeki 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenmiş olan tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve sanık hakkında seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilip edilmeyeceği, 5237 sayılı Kanun’un 50, 51. ve 231 inci maddeleri uyarınca uygulama yapılıp yapılmayacağı hususlarının yeniden değerlendirmesi zorunluluğu,
Gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun’un 129, 62 ,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, adı geçen Kanun’un 29, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği suçu işlemediğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın … Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yaptığı, sanığın ise katılanın müvekkili olduğu, olay günü sanığın katılanı arayarak babası adına yürüttüğü … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/554 esas sayılı dosyası ile ilgili bir şeyler sorduğu, ancak katılanın kısaca cevap verip görüşmeyi sonlandırdığı, kendisine kısa cevap verilmesine sinirlenen sanığın yeniden telefon ile arayarak, katılana, “Ulan sen benim yüzüme kapatamazsın, seni s…m orospu çocuğu, seni öldürürüm, seni keserim.” şeklinde sözlerle hakaret ve tehditte bulunduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın temyiz isteği yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, olay anında katılanın yanında bulunan ve telefonun hopörlörünün açık olması nedeniyle söylenenleri duyan tanıklar … ve …’ın katılanın iddiasını doğrulaması karşısında sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın bu yöndeki temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiş ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B- Diğer temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C- Ancak; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023. tarihinde karar verildi.