YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34767
KARAR NO : 2023/12610
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında
A. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 29 uncu, 62 nci, 50 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
B. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu, 62 nci, 50 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1.500, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; hakaret suçundan hüküm kurulurken temel ceza olarak hapis cezası seçildikten sonra bu cezanın adli para cezasının çevrilmemesi, zorunluluğuna uyulmaması ilk haksız harekete sebep olan sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçi …’nün şantiyede bekçilik yaptığı, suç tarihinde devriye gezerken, inşaat alanında oturan sanığı uzaklaşması hususunda uyardığı sırada sanığın “Sinkaf ederim polisleri, beni buradan kimse kaldıramaz, kalkarsam seni s…m.” demesi üzerine, şikayetçinin olay yerinden uzaklaşarak polisi aradığı, olay mahalline gelen polis memuru olan şikâyetçiler … ile …’ın, inşaat alanında uyuyan sanığı uyandırdıkları, kimliğini ibraz etmesini istemeleri üzerine, sanığın şikâyetçiler … ile …’a hitaben “Sizlere soracağım, ben yüzbaşıyım, senin ananı avradını bacını s…m.” diyerek, üzerlerine yürüyüp, şikayetçi …’a kafa atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığı, biber gazıyla etkisiz hale getirilen sanık ekip otosuna bindirilirken şikâyetçiler … ile …’ın hitaben “Sizin ikinizi de öldüreceğim.” diyerek tehdit edip, tekme savurmak suretiyle mukavemetini sürdürdüğünün iddia edildiği olayda;
1. Sanık suçlamayı kabul etmemektedir.
2. Şikayetçiler benzer beyanlarda bulunmaktadır.
3. Sanık hakkında alınan adli muayene raporunda, 140 promil alkolü olduğu, saldırgan tavırlarının olduğu belirtilmiştir.
4. Şikayetçiler … ve … hakkında adli muayene raporlarında, meydana olduğu yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.
5. Emniyete ait kamera kaydına dair düzenlenen CD inceleme tutanağında, merkeze getirilen sanığın merkeze girmemek için direndiği, hiddetli şekilde bağırarak konuştuğu belirtilmiştir.
6. Polis memurlarının üniformalarının toprak ve tozdan kirlendiği, üzerinde kan izlerinin olduğuna dair görgü ve tespit tutanakları düzenlenmiştir.
7. Yerel Mahkemece, “Müştekilerin tüm aşamalarda alınan birbiri ile uyumlu beyanları ve müştekiler … ve …’a ait adli raporların içeriği karşısında sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmediği.” belirtilerek hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyize Sebepleri ve Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, anlaşıldığından yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak
1. Dosya kapsamında aleni yer olduğu anlaşılan şantiye alanı içerisinde hakaret suçunu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayini,
2. Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirdiği dosya kapsamı ile sabit olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayini,
3. Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası yerine genel tahrik kurumunu düzenleyen aynı Kanun’un 29 maddesinin uygulanması,
4. Seçimlilik ceza öngören hakaret suçundan kurulan hükümde, sanık hakkında temel ceza olarak hapis cezası tercih edildikten sonra, bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
5. Sonuç cezaların adli para cezası olduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.