Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/34778 E. 2023/12627 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34778
KARAR NO : 2023/12627
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

C. Tebliğnamede hakaret suçundan kurulan hükmün, sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesi çerçevesinde bozulması gerektiği görüşü belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın katılana gönderdiği mesajların kayıt altına alındığı, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde “P….nksin senin yerini yurdunu biliyorum.” ve “Aptallaşmayın … Bey.” şeklinde mesajlar gönderdiğini kabul ettiği, bu sözlerin hakaret suçunu oluşturduğu, ayrıca sanığın “Yerini yurdunu biliyorum.” şeklindeki mesajı ve telefon görüşmesindeki sözleriyle de katılanı tehdit ettiği, soruşturma aşamasında dinlenen tanıklar … ve …’nin beyanlarına itibar edilmediği ve Mahkemece kendilerine tanık bildirme imkanının verilmediği, bu suretle eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraat hükümleri kurulduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın arkadaşı sanık arasında yaşanan olaylar sebebiyle taraflar arasında husumet oluştuğu, olay günü sanığın katılanı telefonla arayarak ona “Sen p…nksin, benim adamım çok işi uzatırsan senin yerini yurdunu biliyorum.” şeklinde sözler söylediği, ayrıca “Aptallasmayin memet by.”, “Delikanlı ol”, “Sen adamsan tel cevap ver.” ve “Sen adam ol memo.” şeklinde mesajlar gönderdiği, bu suretle tehdit ve hakaret eylemlerini gerçekleştirdiği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. (B) bendinde açıklanan gerekçe çerçevesinde Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan vekilinin temyiz sebebinin aksine soruşturma aşamasında … veya … isimli bir tanık beyanına rastlanmamış ve aşamalarda katılan veya vekili tarafından herhangi bir tanık bildirilmemiş olduğu anlaşılmış, 5271 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.” ve aynı Kanun’un 213 üncü maddesinde yer alan “Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir.” şeklindeki yasal düzenlemelere göre; sanığın önceki ifadesinin duruşmada okunmasının ilk koşulunun iki ifade arasında çelişki bulunması, ikinci koşulun ise sanığın önceki ifadesinin; hakim, mahkeme ya da Cumhuriyet savcısı tarafından alınması veya kollukta alındığı taktirde ise ifadeye müdafiinin katılması olduğu, somut olayda her ne kadar sanık kolluk beyanında “P….nksin senin yerini yurdunu biliyorum.” şeklinde mesaj gönderdiğini ikrar etmiş ise de bu ifadenin müdafi huzurunda alınmadığı, duruşmada da bu ifadenin doğrulanmadığı, bu nedenle sanığın kolluk ifadesinin duruşmada okunamayacağı ve hükme esas alınamayacağı, kaldı ki soruşturma aşamasında tespiti yapılan suça konu mesaj içeriklerinde de bu ifadenin bulunmadığı; bu kapsamda sanığın katılanı telefonla arayarak tehdit ve hakaret ettiğine ilişkin bir tanık beyanı bulunmaması, soruşturma aşamasında tespiti yapılan mesaj içeriklerinin ise kaba ve incitici sözler içermesine rağmen katılanın şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte bulunmaması gözetildiğinde sanık hakkında beraat hükümleri kurulmasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.