Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/34796 E. 2023/15578 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34796
KARAR NO : 2023/15578
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık … hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Yerel Mahkemece sanık … hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis ve 40.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan beyanı dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yasal somut delil veya dayanak olmadığı, önyargı neticesinde karar verildiği, lehe hükümlerin uygulanmaması gerekçesinin yasal dayanaktan yoksun olduğu, sanığın psikolojik ve psikiyatrik rahatsızlığı bulunduğu ve kolluk beyanının korkutularak alınması sebebiyle hastalığının etkisiyle beyanda bulunduğu, katılanın dahi sanığın kendisine fuhuş yaptırdığına dair bir beyanının olmadığına vesaire ilişkindir.
B. Sanık …’ın Temyiz İsteği
Katılan ile karı koca hayatı yaşadıkları ve gayrimeşru çocuklarının olduğu, katılanın resmi nikah talebinde bulunduğu ancak, katılanın evi terk etme ve benzer davranışları sebebiyle bu talebini reddettiği için katılanın kendisine iftira attığı, nitekim katılanın şikayetten vazgeçme dilekçesi sunduğu, katılanın ruh sağlığının bozuk olduğu, bu husus araştırılmayarak eksik inceleme ile karar verildiği, tanık anlatımlarına göre üzerine atılı suçu işlemediği sabit iken yalnızca katılan beyanlarına dayanılarak hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ve sanık …’ın birlikte yaşadıkları, bu süreçte sanık …’ın katılanı bir çok kez para karşılığı başka erkeklerle cinsel ilişkiye girmeye zorladığı ve paraları aldığı, sonraki süreçte sanık …’nın da katılan ile bedava cinsel ilişkide bulunma karşılığında sanık …’a müşteri bulduğu, sanık …’nın bulduğu bu müşterilerle katılanın sanık …’ın zorlaması ile para karşılığı birlikte olduğu ve paraları yine …’ın aldığı, her ne kadar bu süreçte katılan ile para karşılığı birlikte olan bazı olay tanıkları durumu kabul etmeseler de katılanın özellikle soruşturma aşamasındaki beyanında bu şahısların mesleklerine kadar bilgi sahibi olması hususu da dikkate alındığında katılanın beyanlarına itibar edilerek sanıkların üzerine atılı fuhuş suçlarını işlediklerinin sübut bulduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik
1. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın ısrarlı beyanları, katılan ile birlikte kolluk tarafından yapılan adres tespiti ve tanık …’nın katılan ile sanık … vasıtasıyla tanıştıklarını beyan etmesi dikkate alındığında katılanın beyanlarına itibar edilerek sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına yönelik ve sanığın suçunu kabullenmeyişi, pişmanlık getirmeyişi, hiçbir iyi halinin bulunmayışı, hakkında daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın yasal 5 yıllık deneme süresini hiçe sayarak dosyaya konu suçu işlemesi ve yargılama sürecinde gözlemlenen olumsuz tutum ve davranışlarına göre sonrasında suç işlemekten çekineceği hakkında lehine kanaat oluşmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 ve 62 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sair Sebepler Yönünden
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdurun birden fazla fuhuş yapmasına aracılık etmesi şeklindeki eyleminde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz bulunmaması sebebiyle bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik
1. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın ısrarlı ve olay yerleri ile tanıkların kişisel özellikleri hakkında detay ihtiva eden beyanları dikkate alındığında sanığın katılana fuhuş yaptırdığı vakasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sair Sebepler Yönünden
i. Sanığın suçlamaları kabul etmemesi, katılan hakkında düzenlenen bir adli raporun bulunmaması, sanığın katılanı çocuğunu göstermeyeceğinden bahisle veya başka bir surette tehdit ettiğine yönelik görgüye dayalı bilgisi bulunan bir tanığın bulunmaması, sanık …’nın soruşturma aşamasında alınan beyanında bizzat katılan ile görüştüğü ve katılanın kendisine karşı dosyaya konu suç yönünden ısrarlı ve istekli davrandığına yönelik anlatımı, katılanın ayrıca sanık … hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması eylemi sebebiyle şikâyette bulunduğu ancak 15.08.2014 tarihli teslim – tesellüm tutanağından tehdide konu çocuğun sanığın anne ve babasının rızasıyla katılana teslim edildiğinin anlaşılması ve 03.09.2014 tarihli şikâyetten vazgeçme dilekçesinde şikâyetinin kendisinin yanlış beyanından kaynaklandığını, çocuğunu iyi bakılacağı kanısıyla sanığa ve ailesine teslim ettiğini belirtmesi karşısında; katılanın fuhuş suçuna cebir ve tehdit kullanılması suretiyle zorlandığı hususunun şüphede kaldığı ve şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi gözetilmeden sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması,
ii. Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdurun birden fazla fuhuş yapmasına aracılık etmesi şeklindeki eyleminde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (B-2-ii) bendindeki bozma yönünden 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı

Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.