Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/34920 E. 2023/10803 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34920
KARAR NO : 2023/10803
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”26.06.2014” yerine ”2014” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz istemi, 5271 sayılı Kanun’un 181 ve 201 inci maddelerinin ihlal edildiği, atılı suçun unsurlarının oluştuğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35 ve 57 inci madde hükümleri uygulanarak üst hadden cezalandırılması gerektiği vesaire,

B. Sanık müdafinin temyiz istemi, beraat eden sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi şeklinde karar vermesi gerekirken sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesi şeklindeki kararın usul ve Yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/200 Esas sayılı dosyasının olay tarihinde yapılan duruşmasında davacının vekilliğini yapan katılana hitaben yine aynı duruşmaya tanık olarak katılan sanığın “Terbiyesiz herif” diyerek hakarette bulunduğu iddia edilmiş, Yerel Mahkemece belirtilen sözün Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere kaba, incitici ve nezaket dışı olarak değerlendirilebileceği, onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmadığı ve böylece sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın katılana hitaben söylediği iddia edilen sözün katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı belirlenmekle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 327 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat eden ve kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık yararına ve Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmolunması gerektiği gözetilmeden, vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, vekalet ücreti takdirine ilişkin hüküm fıkrası çıkarılıp yerine; “beraat eden sanık kendisini müdafii ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2023 tarihinde karar verildi.