YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34927
KARAR NO : 2023/11706
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
Şİkâyetçiler …, … ve …’ın 03.12.2015 tarihli duruşmada alınan beyanlarında sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında şikâyetçi olduklarını ancak davaya katılmak istemediklerini belirtmeleri karşısında, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanığın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen inceleme konu Yerel Mahkeme kararı ile;
A. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
B. Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
C. Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
D. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme ve 179 uncu maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın ve şikayetçilerin temyizlerinin herhangi bir nedene dayalı olmadığı görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde alkollü olan sanığın daha önce husumetli olduğu dosya kapsamına göre kimlikleri tespit edilemeyen kişilerle karşılaştığı, sanığın bu kişilerle tartıştığı akabinde araçta bulunan adli emanetin … sırasında kayıtlı av tüfeğini alarak 2-3 el havaya doğru ateş ettiği, bu olayın kolluğa ihbarı üzerine şikayetçi polis memurlarının olay yerine geldiği, sanığın ikrar ettiği üzere alkollü olması ve ehliyetinin bulunmaması nedeniyle … plaka sayılı aracına binerek olay yerinden kaçmaya başladığı, şikayetçilerin polis aracının tepe lambası açık olarak sanığın peşinden gittikleri, megafon ve siren vasıtasıyla durması için ikazda bulundukları ancak sanığın tüm ikazlara rağmen durmayarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde kaçmaya devam ettiği ve arkasından gelen ekip otosuna araç içerisinde bir el ateş ettiği ve bunun neticesinde kendi aracının arka camının kırıldığı, kaçarken plakası tespit edilemeyen başka bir araca çarparak durduğu, şikâyetçilerin araçtan inerek sanığın aracına yaklaşıp kendilerini tanıtarak sanıktan araçtan inmesini istedikleri, sanığın tekrar aracıyla kaçarak görüş alanından çıktığı, olay yeri ve yakınlarında yapılan araştırmalar neticesinde sanığın aracının terk edilmiş bir vaziyette bulunduğu, sanığın kaçarken yakalandığı ve suçta kullandığı tüfeğin yerini gösterdiği, yapılan alkol ölçümünde 1,23 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, alkollü iken araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu, şikayetçilerin tüm uyarılarana rağmen durmayıp kaçarak ve ateş ederek silahla görevi yaptırmamak için direnme, tekel bayisi önünde husumetli bulunduğu şahıslarla yapmış olduğu tartışmadan dolayı havaya 2-3 el ateş ederek genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçilerin Temyiz Talepleri Yönünden
Davaya usulünce katılmayan şikâyetçilerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddeleri uyarınca şikâyetçiler …, … ve …’ın Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz Talepleri Yönünden
1. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümler Bakımından
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla şikâyetçiye karşı gerçekleştirmiş olmasına rağmen zincirleme suç hükümleri uygulanmamış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu hususta bozma yapılamayacağı, ayrıca mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilamdaki en ağır cezayı içerir suça ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği düşünülmeden, birden fazla ilam tekerrüre esas alınmış ise de, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından
a. Suç tarihinde alkollü olan sanığın husumetli olduğu şahıslarla karşılaştığı, aralarında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda, sanığın kavga sırasında av tüfeği ile havaya bir kaç el ateş ettiğinin kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde tanımlanan tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde tanımlanan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
b. Mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilamdaki en ağır cezayı içerir suça ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği düşünülmeden birden fazla ilam tekerrüre esas alınması, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Şikâyetçilerin Temyiz Talepleri Yönünden
Şikâyetçiler …, … ve …’ın 03.12.2015 tarihli duruşmada davaya katılmak istemediklerini beyan ettikleri, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçelerin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.