Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/34984 E. 2021/27049 K. 17.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34984
KARAR NO : 2021/27049
KARAR TARİHİ : 17.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 5015 Sayılı Yasaya muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan Eskişehir Gümrük Müdürlüğü vekilinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizinin araçlar üzerindeki şerhlerin kaldırılmasına yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü;
A) Katılan Eskişehir Gümrük Müdürlüğü’nün suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, 5015 sayılı Yasaya muhalaefer suçlarından davaya katılmasına imkan bulunmadığından, hukuki değerden yoksun katılma kararı da hükmü temyize hak vermeyeceğinden, katılan Eskişehir Gümrük Müdürlüğü vekilinin anılan suçlara ilişkin temyiz talebinin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat; sanıklar …, …, …, … … …, …, …, … ve Mehmet Aslan hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1) Sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istemlerinin sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar yararına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5 ve CMK’nın 327/2. maddeleri uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafisi ve sanık … müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasına, “Beraat eden sanıklar … ve … kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre her sanık için 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanıklara verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlerin temyizinde ise;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
a) Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/11 ve 3/12. maddeleri kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11 ve 3/12. maddeleri ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
b) UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, sanık …’nun 08/02/2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, ölümün doğruluğu kesin biçimde saptanarak, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK’nın 64 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken yalnızca nüfus kaydına dayanarak düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, sair yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.