YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4119
KARAR NO : 2022/6502
KARAR TARİHİ : 02.03.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık …’ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B- Sanık … hakkında hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik temyizde;
Müştekinin 27/06/2013 tarihli celsede alınan beyanında, davaya katılmak istemediğini belirtmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümleri temyiz hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, müşteki …’ın tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
C- Sanık …’ın hakaret eylemine ilişkin kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükmüne ilişkin temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığa atılı suça ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve 67/2. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 02/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.