YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7066
KARAR NO : 2021/27530
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre ve yargılama sonunda sanık …’nın, müşteki …’a yönelik fuhuş eyleminden dolayı hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahkemece bu hususta her zaman karar verilebileceği kabul edilerek, dosya görüşüldü:
A)Gerekçeli karara karşı, bir haftalık yasal temyiz süresi geçtikten sonra dilekçe veren sanık … müdafisinin eski hale getirme talebi de yerinde görülmediğinden temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B)Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ile … hakkındaki hükümlerin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve iletişimin tespitine dair kararların verildiği tarihlerde “fuhuş” suçunun CMK’nın 135. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almaması karşısında, elde edilen görüşme kayıtlarının fuhuş suçu açısından yasal delil niteliğine haiz olmadığı anlaşılmakla, bu kayıtlar değerlendirme dışı bırakılıp, tebliğnamede sanık …’in temyiz isteminin süresinden sonra yapıldığı belirtilerek reddi yönünde görüş belirtilmiş ise de, temyiz süresinin sona erdiği tarihin adli tatile denk gelmesi ve CMK’nın 331/4. maddesi de dikkate alındığında sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, yapılan incelemede;
1-Sanıklar … ile …’a yükletilen müştekiler … ile …’a yönelik fuhuş, müşteki …’na yönelik insan ticareti,
Sanık …’a yükletilen müştekiler … ile …’e yönelik fuhuş,
Sanık …’e yükletilen müşteki …’e yönelik insan ticareti,
Sanık …’e yükletilen mağdur … ve müştekiler …, … ile …’e yönelik fuhuş,
Sanık …’a yükletilen mağdur … ve müştekiler …, …, … ile …’e yönelik fuhuş,
Sanık …’ya yükletilen müşteki … ile mağdur … ’a yönelik fuhuş,
Sanık …’e yükletilen müşteki …’a yönelik fuhuş,
Sanık …’e yükletilen mağdur … ve müştekiler … ile …’a yönelik fuhuş,
Eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanıklar …, …, …, …, …, … ile …’in mağdur ve müştekilere yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez işlemelerine karşın, haklarında TCK.nın 43/1. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanıklar …, …, …, sanıklar …, …, …, …, … ile … müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık …’e yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Çocuk yaşta işlediği suç nedeniyle tekerrüre esas alınması mümkün olmayan ilamın, tekerrüre esas alınarak sanık hakkında TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak “tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasının” karardan çıkarılması suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanıklar … ile …’a yükletilen mağdur … ’a yönelik insan ticareti,
Sanık …’a yükletilen mağdur … ’a yönelik insan ticareti ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet,
Sanıklar … ile …’a yükletilen mağdurlar … ile …’ya yönelik fuhuş,
Sanık …’ya yükletilen müştekiler … ile …’e yönelik insan ticareti,
Sanık …’a yükletilen mağdurlar …, … ve müştekiler …, …, … ile …’e yönelik fuhuş,
Suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, sanık …’ın 26/01/2019 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, ölümün doğruluğu kesin biçimde saptanarak, sonucuna göre TCK’nın 64 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi zorunluluğu,
b)Sanık …’dan ele geçen tabanca nedeniyle sanığın 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 09/04/2013 tarihli raporunda, tetik intikal manivelası kırık olan tabancanın mevcut haliyle çap ve tipine uygun fişekleri patlatamamasından dolayı 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığının belirtilmesi karşısında, sanığın eylemi 6136 sayılı Kanunun 13/1, maddesindeki suçu oluşturmayacak ise de, sanığın ikametinde 8 adet yasak niteliğe haiz tabanca mermisinin de ele geçirilmiş olması nedeniyle; eyleminin 6136 sayılı Kanunun 13/4. maddesi kapsamındaki suçu oluşturacağı, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun 12. madde ile değişik TCK.nun 75/1. maddesi ile de bu suçun ön ödeme kapsamına alındığı anlaşılmakla, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre sanığın, hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c)Sanıklar …, … ile …’ın, mağdur … ’a yönelik, sanık …’nın, müştekiler … ile …’e yönelik insan ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesinde düzenlenen “insan ticareti” suçunun oluşabilmesi için failin zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tabi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla mağdura yönelik olarak “tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek” biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir.
Bu açıklamalarda dikkate alındığında, sanıkların atılı suçlamayı kabul etmemeleri, mağdur … ’a ulaşılamaması nedeniyle beyanının alınamaması, müştekiler … ile Duygu Tatlidil’in ifadelerinde, sanık … ’nın kendilerine yönelik fuhuş maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde ettiğine dair bir beyanlarının olmaması, dosya kapsamında ifadelerine başvurulan diğer sanıklar ve mağdurlar ile tanık beyanlarında insan ticareti suçunun oluştuğuna dair bir anlatıma yer verilmemesi ve iletişimin tespiti tutanaklarında da bu yönde bir kayda rastlanılamaması karşısında, dosya kapsamına göre mağdur ve müştekilere yönelik fuhuş eylemlerini gerçekleştirdikleri anlaşılan sanıklar …, …, … ile …’nın, fuhuş suçu yerine yerinde olmayan gerekçeyle insan ticareti suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi,
d)Sanıklar … ile …’ın, mağdurlar … ile …’ya yönelik fuhuş eylemlerini kabule yönelik bir beyanlarının bulunmaması, mağdur …’a ulaşılamaması nedeniyle ifadesinin alınamaması, mağdur …’nın, sanıklara yönelik bir anlatımının olmaması, ifadelerine başvurulan diğer sanıklar ve mağdurlar ile tanıkların, mağdurlara yönelik sanıkların bir eyleminden söz etmemeleri ve yasal delil niteliğinde olmamaları nedeniyle iletişimin tespiti suretiyle elde edilen kayıtların da inceleme dışı bırakılmış olması karşısında, sanıklar … ile …’ın, mağdurlar … ile …’ya yönelik fuhuş suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delillerin neler olduğu açıklanmadan CMK’nın 230/1-b maddesine aykırı olarak mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar …, …, sanıklar …, …, …, … ile … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak sanık … hakkında başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi,