YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10073
KARAR NO : 2023/19546
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/44 E., 2016/13 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, düzeltilerek onama
Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında kasten yaralama, sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile;
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı, ayrıca sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanık … müdafiinin, süre tutum dilekçesi ile hükümleri temyiz ettiği belirlenmiştir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, sanık lehine vekalet ücreti verilmesine yönelik olduğu belirlenmiştir.
3. Sanık … müdafiinin temyizi isteğinin, sanık hakkında yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararına itiraza ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … ve katılan sanık …’nın komşu oldukları, olay günü katılan sanığın asansörü bekletmesi nedeniyle sanığın tepki göstermesi akabinde katılan sanığın “Geri zekalı, aptal, manyak.” şeklinde sözlerle hakaret ettiği, ertesi gün tarafların karşılaştıklarında tartıştıkları ve birbirlerine vurdukları, sonrasında diğer sanık … Esmerin de müdahale ederek katılan sanığa vurduğu iddia olunmuş, Yerel Mahkemece tarafların hakaret eyleminin karşılıklı olduğu, sanık …’in yaralama eylemi için ise sanığın cezalandırılabilmesine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer verilen; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yaranına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmediler.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
C. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık …’nın yargılama konusu hakaret eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngürüldüğü anlaşılmıştır
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.03.2015 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanıklar … ve … müdafilerinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere, esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer olan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1.800 TL maktu vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanığa verilmesine”, ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.