YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10087
KARAR NO : 2023/19174
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2015/85 E., 2016/19 K.
SUÇLAR :Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, şikâyetçiye yönelik hakaret ya da görevi yaptırmamak için direnme suçlarını oluşturacak sözler söylemediğine, üzerine atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, resen belirlenecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın aracı ile kaza yapması sonrasında görevli jandarma ekiplerinin kaza yerine geldiği, sanığın yapılan alkol kontrolünde 111 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve adli işlemlerin yapılması amacıyla karakol bahçesine gelindiği esnada şikâyetçi jandarma görevlisinin sanığa telefonunu kapatması gerektiğini bildirdiği, sanığın buna karşı çıkarak “İlla ki terörist mi olalım, dağa mı çıkalım.” dediği, daha sonra içeride işlemlerinin yapıldığı esnada sanığın yine şikâyetçiye görevi yaptırmamak amacıyla “Mesai illaki biter, seninle dışarıda görüşürüz.” diyerek tehdit ettiği, görevli jandarmanın nöbetçi Cumhuriyet savcısını arayarak olaya ilişkin bilgi vereceği esnada sanığın “Öt bakalım savcıya savcı ne yapabilecek.” diyerek hakaret ettiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Aşamalarda dinlenen tanıkların sanığın söylediği iddia edilen sözleri doğrulamaları ile sanığa ait alkol raporu karşısında, aşağıda yer alan bozma nedenleri dışında Yerel Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın söylediği kabul edilen “Öt bakalım savcıya savcı ne yapabilecek” şeklinde, kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
3. Kabule gere de;
a. Hakaret suçunun haksız tahrik altında işlendiğinin kabulü karşısında, özel hüküm olan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi yerine genel tahrik kurumunu düzenleyen 29 uncu maddesinin uygulanması,
b. Sanığın hakaret eylemini aleni sayılan bekleme salonu içerisinde gerçekleştirmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
c. Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan temel ceza tayin edilirken, uygulanan Kanun maddesinin, “5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası” yerine, “TCK’nın 179/3. maddesi” şeklinde gösterilmesi,
d. Sanık hakkında kurulan hükümlerde yer alan hapis cezalarının, 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kısa süreli olmalarına rağmen, ”Sanığa verilen hapis cezalarının kısa süreli olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanu’nun 50 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanu’nun 50 nci maddesinin uygulanmaması,
Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2 ve 3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.