Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10128 E. 2023/19915 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10128
KARAR NO : 2023/19915
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/286 E., 2015/571 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
Hakaret suçundan Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9.700 TL adli para cezası, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; herhangi bir gerekçe içermeyen süre tutum dilekçesiyle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Polis memuru olan katılanın ihbarı nedeniyle olay yerine gittiğinde maddi hasarlı trafik kazası olduğunu görmesi üzerine herhangi bir işlem yapmayacağını sadece evrak ve alkol kontrolü yapacağını beyan ettiği, bunun üzerine sanığın araç sürücüsü olan tanık Y. T.’ye alkol ölçümü yapılmasına engel olmak için arabasına binmesini söylemesi akabinde katılanın ekibine zimmetli olan kamerayı çıkartarak kayda almaya başladığı, sanığın katılanın üzerine yürüyerek kolunu vurduğu ve kameranın yere düşmesine sebebiyet verdiği, kamera görüntülerinin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere sanığın katılan polis memuruna hitaben “A…a koduğumun çocuğu, o…u çocuğu, adam mısın lan, sen kime sataştığını bilmiyorsun, sen adam değilsin, saçların ağarmış adam olamamışsın, o kamerayı senin g…ne sokarım.” şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettiği, sanığın daha sonra orta parmağını katılana doğru göstererek hakaret içerikli eylemlerine devam ettiği ve “Ben milletvekili torunuyum, gel sen Van’ da devam edersin.” ve “Bana zor kullanırsan hepinizin başını ağrıtırım, Ağrı ya sürdürürüm.” şeklinde katılanın görevini yapmasını engellemek amacıyla tehdit içerikli sözler söylediği ve katılanın koluna vurmak suretiyle darp ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılanın aşamalardaki anlatımlarının tanıklar tarafından doğrulanması, olay tutanağı ve dosya arasında yer alan olay görüntülerini içerir bilirkişi raporu içeriği birlikte değerlendirildiğinde, Yerel Mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
1. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden birinci ve ikinci fıkralarının da uygulanması,
2. Hakaret suçunda temel cezanın adli para cezası olarak belirlenmesine karşın, hüküm fıkrasında “5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi” yerine, “CMK.’nun 50/1 maddesi” uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrildiğinin belirtilmesi,
3. Hakaret suçundan kurulan hükümde 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı şekilde, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmemesi,
4. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde temel hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında “5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi” yerine “CMK’nun 50/1 md.si” şeklinde hatalı uygulama yapılması ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasının (A) bendinin birinci fıkrasındaki “125 inci maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkralarının delaleti ile” ibaresinin hükümden çıkartılması, hüküm fıkrasının (A) bendinin dördüncü fıkrasındaki “CMK’nun 50/1 md.si uyarınca sanığa verilen hapis cezasının” ibaresinin çıkarılarak yerine “Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının (B) bendinin (4) maddesinde yer alan “CMK’nun 50/1 md.si” ibaresinin çıkarılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi” ibaresinin eklenmesi, ayrıca “takdiren” ibaresinden sonra gelmek üzere “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.